Moliere, Cimri adlı bu oyununda Harpagon adlı cimri bir adamın para tutkusunu anlatır. Harpagon’un Elise adında bir kızı ve Cleante adlı bir oğlu vardır. Elise, babasının yardımıcısı olan Valere’ye aşıktır; Cleante ise semtlerinde oturan Mariane’yi sevmektedir. Ancak Harpagon da Mariane’yi sevmektedir ve Elise’yi dostu Anselme ile evlendirmek istemektedir…
Harpagon o kadar cimri bir adamdır ki, pinti sözcüğü pintiliğini anlatmak için yetersiz kalır. Bazen pintiliği hastalık seviyesine varıyor, o derece yani. Parasını her şeyin üstünde tutan, suçu her zaman başkalarında arayan, insan başkalarına elinden gelen yardımı esirgememeli, dinimiz böyle buyuruyor diyen (17. yüzyıl Fransa’sında dini düşünceler ve hareketler önemli bir rol oynamıştır) ama başkalarına yardım edebileceği halde etmeyenler olur ya… İşte Harpagon tam olarak böyle bir adam.
Elise ve Cleante babalarının aksine gayet iyi kalpli insanlar, tek istedikleri sevdiklerine kavuşmak…
Valere Harpagon Elise’yle evlenmesine izin versin diye oyun boyunca Harpagon’un suyuna gidiyor ama bu durumdan hiç hoşnut değil. Eğer bir insanı illa ona yalakalık yaparak kazanabiliyorsak suçun bizde değil, kazanmaya çalıştığımız kişide olduğunu söylüyor. Haklı değil mi sizce de?
Mariane temiz kalpli, melek gibi bir kız. Cleante’yi seviyor, Harpagon’la evlenmek istemiyor ama elinden çok fazla bir şey gelmiyor.
Her ne kadar oyun çok güzel olsa da, birkaç çeviri hatası mevcuttu. Örneğin hikaye Paris’te geçiyor ama Harpagon’un ne hikmetse 10 bin frangı değil de 10 bin lirası var. Harpagon’un aklının her an parasında olmasını şimdi daha iyi anlıyorum, o dönemde 10 bin lira yoktu da ondan…
Bir de mesela Cleante "Ulu Tanrım" diyor, bir sayfa sonra bir bakıyorsun "Allah'ın izniyle, Allah'ın verdiğiyle" benzeri şeyler diyor.
Bunun dışında gayet güzel bir oyundu, eğer tiyatroda izlemeye gidebilirsem mutlaka gideceğim. Kesinlikle tavsiye ederim.