Clausewitz'e göre, savaş, sadece, iradenin rakibe kabul ettirilmesi amacıyla şiddet kullanmaya dayalı bir eylem olsaydı, taraflar, karşılıklı olarak aynı mantığı benimsedikleri için, hiçbir aşırılıktan çekinmeyecekleri ve son olarak, ayakta kalanın kazanacağı bir mücadelenin galibi olabilmek için, şiddetin en uçta kullanılacağı bir radikalleşme hâline gelecektir. Clausewitz'in kendisi, savaşın bu hâlini "mutlak savaş" olarak nitelemektedir; bu hâliyle savaşın içerdiği şiddet, araç olmaktan çıkmıştır ve amaç hâline gelmiştir. Raymond Aron'un da vurguladığı üzere, mutlak savaş, felsefi bir soyutlama olarak, dünyevi ve tarihsel gerçekler ile bağlantısız bir ideal durumdur. Şiddetin olumsuz karakteri göz önüne alınırsa, bu idealliğin bir distopya olarak adlandırılması daha uygun olacaktır.
Sayfa 21