Üçlemenin son kitabı gibi de denilebilir bireysel olarak da değerlendirilebilir. İçinde geçen diğer kitaplardan alınma unsurlar var ancak bir devam kitabı değil. Yine gerçek ve gerçek üstü unsurlar iyi harmanlanmış İsmail Guzelsoy tarafından.
Bu sefer karşımıza Suzan ve Sametin aşkı çerçevesinde Zakir karakterinin de katılması ile otomaton şeklinde bir robotik kurgu çıkıyor. Eserin distopik bir boyut kazanması diğer kitaplarda olmayan bir durum heveslisine iyi gelebilir ama ben diğer kitaplarda olan ameliyatla gerçek insan uzerinde yapılan deneyimleri daha çok beğenmiştim. İsmail Guzelsoy bu sefer Cebr-i Halik üzerinde duruyor. İnsanı yeniden yaratmak Bunu da yine geçmişe giderek El Cezeri döneminde yapılan otomatonlar uzerinden başlayarak gunumuze kadar getiriyor ve sonuç yine geçmiş ile günümüzde kurulan ve son dönem olaylarına da yer verilen bir bağ olusturulmus oluyor. Bu noktada ozellikle bu kitapta 6-7 Eylül olaylarina da değinilmiş.
Cibos Iso ve vali karakterleri ise daha gerçekçi karakterler bu noktada onların hikayeleri kitaba daha gerçek bir boyut kazandırıyor.
İlk kitap kadar beğenmedim ama kesinlikle bir şeyler katıyor ve kurgusu güzel. İsmail Guzelsoy bu işi iyi biliyor.