———————————————————————
İL HALK KÜTÜPHANESİNDEN DİZİSİ - 4
———————————————————————
Uzun zamandır okumak istiyordum.. kitabı değil.. yazarı okumak istiyordum.. kısmet, bu kitaba imiş..
Geleneksel anlatıdan tamamıyle bağımsız, her yanıyla bir modern anlatım örneği teşkil eden on adet öyküden oluşmaktadır kitap.. bildiğiniz veya anlayabileceğiniz gibi, modern anlatı eserleri çoğu zaman anlaşılmakta güçlük çekilinen eserler olmaktadır.. çünkü biz okuyucular, daha doğrusu insanlar olarak, bir şeyin belli bir başı, bir ortası ve sonu olsun isteriz.. aslen bu, beynin de biraz tembellik hakkı talep etmesinden ve olayları daha az çaba sarf ederek öğrenmek istemesinden de kaynaklıdır.. şimdi kimi zaman da modern anlatıya sahip eserlerin klasik anlatıya sahip bir eserden daha fazla sevildiğini iddia edeceklerimiz de olacaktır.. fakat, bir düşünün.. O eser ile ilgili daha önce ufak da olsa bir bilgi sahibi olduğunuzu veya her ne kadar modern anlatı olarak geçse de çoğu yönden klasik anlatıya kaydığını göreceksiniz.. oysa tamamen modern bir anlatıya sahip ve hakkında pek bilgi sahibi olmadığınız bir eseri anlamakta güçlük çekersiniz.. çünkü bu eser, beyninizin düz mantığını çökertmeye çalışacaktır.. anlamayacaksınız demiyorum kesinlikle!. Güçlük çekeceksiniz diyorum..
İşte bu eser de -daha önce söylemiştim değil mi- tam bir modern anlatı örneğidir.. Bunun için de başta ben de afalladım doğrusu.. ne oluyor yahu demedim dersem yalan olur.. tabii bunda hiç şüphe yok ki Tomris Uyar'ın yazım diline olan yabancılığımın etkisi de vardır..
Tomris, önsöz yerine sayabileceğimiz giriş metninde şöyle demektedir:
" 'Halk masallarının kişileri, belli bir tarih anında, belli bir yerde yaşamış olan bir topluluğun belli fertleri değil de bir padişah, bir tüccar, bir kocakarı gibi yersiz, adsız