O zaman ne olacak, Tom?" "O zaman mesele yok artık. O zaman ben karanlıkta her yerde olurum. Nereye baksan, orada. Aç insanların bir lokma bulması uğruna nerede bir kavga çıkarsa, orada olurum ben. Nerede polis birini döverse, orada olurum. Casy de bilseydi bunu keşke... İnsanların öfkelendiği zaman kopardığı çığlıkta olurum.. sonra, bir çocuğun karnı açken, yemeğin hazırlanmakta olduğunu bildiği zamanki gülüşünde olurum. insanlarımızın kendi ektiklerini yedikleri, kendi yaptıkları evlerde oturmaya başladıkları zamanda.. yine orada olurum. Anlıyor musun?"
İnsan başına gelen tüm kötü şeylere rağmen iyi kalabilir mi? Yüreğini kirletmemeyi başarabilir mi? Zorluklar insanı daha mi sağlam hayata bağlar yoksa onu yavaş yavaş hayattan koparır mi? Yokluk insana neler yapar ve yokluk insana neler yaptırır? Kitapta bunları bunlar gibi onlarca şeyi sorguladım. Zaman zaman okurken yoruldum. Zaman zaman kendimi Joad ailesinin bir ferdi gibi hissettim.
"Kadınlar hep yorgun olur."
Kitaptaki papaz karakteri de beni en çok etkileyenlerden biri oldu. Casy. Onun kendini arayışı, bulamayışı, kendiyle olan kavgası, Tanrıyla olan kavgası... Birçok şey üzerine çok düşündüm. Kitabın sonu ise beni etkilemedi diyemem ama tatmin etmedi. Geri kalanını merak ettim. Bu duruma maruz kalan, kapitalizmin kurbanı olan tüm yaşamları merak ettim...