Fakir Baykurt'un 28 yaşında yazdığı bir romandır Yılanların Öcü.Yaşının 28 olduğuna bakmayın,tam bir ustalık eseridir.Gerek konu ve anlatım gerek yerli söyleyişler bu kitabın bir acemilik eseri olmadığını gösterir.Özellikle yazarın olayları "güzelleme yapmadan" yansıtması hepimizin canını biraz sıkmıştır.Zira yazıldığı dönemde hem ses getirmiş hem de tartışılmıştır.Belli bir süre müstehcenlik damgası yemiş hatta yazar görevinden uzaklaştırılmıştır.Bunun nedeni kitabın içerisinde hatrı sayılır derecede siyasi iğnelemeler bulunmasıdır.Bu arada kitap 1958 yılında basılmıştır.Ama bu karakterlerin yansımasını her zaman görüyoruz.Şimdi onlara geçiyorum.
Irazca:Çok genç yaşta dul kalmış,haksızlığa boyun eğmeyen ,azimli,ailesini yönetebilen bir anne.Fakat Irazca gibi güçlü bir kadının bulunmasını bu kitabın anaerkil bir yapıyı yansıttığı yönde yormayacağım çünkü Irazca da diğer karakterler de ataerkil düzeni yansıtıyor.Özellikle Irazca'nın Haceli'yi küçük düşürmek için Bayram ve Fatma'nın ilişkisine çanak tutması ,gelinini umursamaması bunu kanıtlar.
Hatça:Her kaynananın hayalinde olan o gelin.3 çocuk annesi ,Bayram'ın eşi.
Bayram:Evi geçindiren,yiğit ve çalışkan bir aile babası.Oğlu Ahmetle iyi anlaşır.Fatma ile münasebeti olmasaydı daha da seveceğim karakter.
Deli Haceli:Rutubetli bir evde kalmaktan sıkıldığı için Bayram'ın evinin önüne ev yapmaya çalışan bir köylü, Muhtarın da kuklası.
Fatma: Haceliyle evlenmek onun için büyük bir kadersizlik olsa da yaptıklarını aklamaz.
Bekçi Mustafa:İyi bir dinleyici ve gözlemleyici.Muhtarın yanında çalıştığından hayatın adaletsizliğine çokça tanık olmuş ve kabullenmiş.
Kaymakam:Diğer meslektaşlarına benzemeyen ,Irazca Ana'ya kulak veren ahlaklı bir kişilik.
Sultanca:Irazcanın ablası.Oğulları evlendikten sonra onlarla arası açılmış,yalnız yaşayan bir kadın.Kitapta yılanlardan korkusuyla bahsedilir.Bu yılan kavramı biraz da alegoriktir.Yılan;doğrunun değil paranın önem gördüğü ,mazlumun ahının yerde kaldığı adaletsiz sistemi temsil eder.
Muhtar(Cımbıldak Hüsnü):Arsaların köylülere satıldığı dönemde büyükçe bir arsa satın almış,zamanla muhtar olmuştur.Ağzı iyi laf yapar,"Hükümet için Vatan için"köylüden para koparır.Karşı olanlara zor yöntemler kullanır.Haceli gibi para sahiplerine yüzü güler ama ihtiyacı kalmadığında bir kenara atar.Irazca'nın çok bedduasını alır.
Peki olan olduktan biten bittikten sonra her şey nasıl mı sonlanır?Haçça çocuk düşürür,Bayram dövülür,Haceli parasız kalıp can almakla suçlanır,Irazca keçileri kaçırır.
4 Eylül 2024
(Aslında kişisel bir tercih olarak köy edebiyatını sevmem,özellikle romanlar iç karartıcı ve boğucudur.Ama sonuçta gerçeklerdir,onlardan kaçmamak gerek:)