6/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2024 103. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2024 12:54
Merhaba arkadaşlar. Ebba adındaki bir kızın gizemli geçmişine konuk olduğumuz bu romana hep beraber hoş geldik, belki sefa bile getirdik diyerek başlamak istiyorum. Her zaman olduğu gibi belirli bir seri takip etme zorunluluğu olsa da ben hepimize kolaylık olsun diye anlatarak ilerlemeye devam edeceğim. Belirli bir sırada tüm seriyi okumaya zorlanmak sadece satış tuzağıdır zaten. Erica ve Patrik çiftinin konuk olduğu Fjallbacka Serisi kitaplarını belirli bir sırada okumanızın neredeyse hiçbir gereği yok. Hatta böyle karışık ilerlemek çok daha güzel. Ben yazarın kalemine alışık olduğum için acaba kim sorun yaşayacak, Erica ve Patrik buraya hangi akrabalık bağlarıyla dahil olacak gibi yazarın her kitabında kendime sorduğum sorularla başladım zaten esere. Yazarın birkaç kitabını okuduysanız benzer sorular sizde de oluşacaktır. Şunu da belirterek hakkını verelim. Hep sızlandığım o kayıp polisiye bu defa baştan sona kitapta var. Ancak öyle kovalamaca sahneleri, aksiyon ve heyecan dolu bölümler olarak yok. Ara hikaye ise ana hikayeden çok daha güçlü. Ana hikaye neredeyse tamamen bunaltıcı diyebilirim. Yani yine olmadı. Yazarın bir kitabından daha hayal kırıklığıyla kalkarken neyse ki ilk hayal kırıklığım olmadığını -genel- hatırladım ve yoluma devam ediyorum. 2 kitabı daha kaldı, onlardan da beklediğimi alamazsam yine kendisine uzun yıllar ara vereceğim şimdiden belli diyebilirim. Her zaman olduğu gibi yine uzun konuşma sahneleri, gereksiz ve manasız gelebilecek diyaloglar bizlere her bölümü tek olayla geçen ve kalanı konuşma sahnelerinden oluşan ucuz, 3. sınıf dizi sahneleri hissi yaşatabilir. Ben her seferinde bunu yaşasam da yine de okuyorum çünkü pek çok büyük yazar finalleri yeterince iyi bağlayamazken bu kadın bir şekilde iyi finaller yapmayı başarıyor. Kapanışı güzel olmayan her şey yarım kalır. Genel. Güzel bir kapanışın da en az açılış kadar mühim olduğu kanısındayız, genel. Çok fazla karakter kullanılması ise genel olarak kitaplar özelinde bir sorun mu? Bence bir sorun. Çok aşırı karakter olması kafa karıştırmaktan ve uzun notlar almaktan başka işe yaramıyor. Nerede her kitap karakterinin ki olduğunu mutlaka okuyucuya aktaran eski Remzi Kitabevi baskıları. Ah, geçmiş... Diğer yandan Ebba karakteri bir adada kaybolan bir ailenin (buranın ilerleyen detaylarda yine araya mit diyebileceğimiz olayların girdiğini, polislerin en çok burada karşımıza çıkacağını, G adındaki mektupları, Melek Koleksiyoncusu denilen birinin hayatını ve onun hakkındaki araştırmaları ve bir laneti öğreneceğiz) son temsilcisi olarak karşımıza çıkıyor. Burada ilerlediğimizde çocukken bulunan Ebba, büyüyünce doğduğu ve ailesini kaybettiği adaya gidiyor. Eskiden okul olan yeri otel olarak işletmek istiyor ancak yangın çıkıyor. Burada bizim asıl karakterler yani Patrik devreye giriyor. Ada polisleri vs ilerleyen süreçte hikayeye eklenseler de bir üstte dediğim gibi daha çok sohbet muhabbet havasında ilerleyen ve ne tam bir polisiye ne tam bir gizem-gerilim eseri olarak bize yansımadığından bu kısımlar da yarım kalıyor, diğer pek çok yarım kalmışlıklar gibi. Şimdi daha Hayalet Adası kitabında yazarın kadın haklarını savunmadığını, sadece buradan prim yaptığını geçenlerde söylemiştim. Açıp bakabilirsiniz. Burada bana hafif bir serzeniş, bir ima geldiği için nasılsa dedim karşıma çıkacak, ispatını yapacağım. Burada o ispat hemen doğdu bile. Nasıl? Hepimizin pek çok dizi, film ve kitapta karşısına çıkan bir durum vardır. Pek çok kadın oyuncuya adeta ‘Salak’ rolü verilir ve bu yüzden de gerçek hayatta da bütün kadınlar bu şekilde hem bomboş konuşuyor hem de kafası çalışmıyor şeklinde gösterilir. Tam olarak bu kitapta Erica için de biçilen rol buydu. Soruyorum sizlere de. Kadınlara bu kadar önem verdiğini söyleyen bir kadın yazar, burada böyle yaparsa ne olur? Ve yine soruyorum şimdi Lackberg mi kadın haklarını savunan biri yoksa ben mi daha çok savunmuş oldum? Ve bu durum benim daima uyuz olduğum bir konudur açık konuşayım. İnsanlık en çok gördüğünden etkilenir ve kadınların sürekli ‘salak’ olarak lanse edilmeleri bana çok mantıklı gelmiyor. Bilmiyorum, belki de ben ağır konuşuyorumdur ama artık bu durumun bu şekilde karşıma sürekli çıkıyor olmasına da bir yerde patlayacaktım zaten. O da buraya denk geldi diyelim. Daha önceki okumalarımız ve okuma serilerine dair bilgileri de şöyle ekleyelim: #15911310 #26038348 #28674147 #29489890 #251102393 İçerik ve seri bilgileri ise şu şekilde: Buz Prenses - Fjallbacka Serisi 1 Deniz Kızı - Fjallbacka Serisi 6 Hayalet Adası - Fjallbacka Serisi 7 Melek Koleksiyoncusu - Fjallbacka Serisi 8 Saklı Çocuk - Fjallbacka Serisi 5 Vaiz - Fjallbacka Serisi 2 Hepimize iyi okumalar dilerim..
Melek KoleksiyoncusuCamilla Läckberg · Doğan Kitap · 2021122 okunma
·
202 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.