Metafor Cenneti ***** (5 Yıldız)
10/10
·49 syf.··
Beğendi
·
2024 32. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2024 00:30
Evvela bu incelemenin bir incelemeden çok çözümleme olacağını peşinen ifade edeyim. Bu yüzden bu paragraflar spoiler içerecektir. ... Herkesin zevki kendine ancak böyle bir eserin hak ettiğinin çok altında bir puan aldığını görmek de bana biraz dokunuyor. Hoş bu da benim zevkim dolayısıyla tenkitim de aynı düzlemde bir meşruiyete sahip ama yine de bu eserin anlaşılmamış olmasından ötürü bu kadar düşük puanla değerlendirilmiş olacağını düşündüğümü itiraf edeyim. Eserdeki hikayeye literal bir hikaye olarak bakmak fazla düz bir düşünce yapısını işaret eder bana göre. Zira yazar hikayenin en başından en sonuna kadar bu hikayenin bir metafor olduğunu okuyucunun resmen gözüne sokuyor. Buna rağmen bir aşk hikayesi okur gibi okumak yahut esere bir çocuk kitabı nazarı ile yaklaşmak fazla sığ bir temayül olsa gerek. ... Velhasıl eser evrensel anlamda dünyanın evrildiği üç paradigmayı içeriyor aslında. Daha doğrusu bu üç paradigmanın bir organizma olarak yaşamda geçirdiği evreleri -doğum,yaşam,ölüm- tek bir tanesi üzerinden metaforik bir dil ile anlatıyor. Bu yüzden ben eserin başında Zacharius usta'nın Tanrı'yı sembolize ettiğini düşündüm. Daha sonra Zacharius usta din oldu. Ve nihayet bilim olarak son buldu bende. Eserin başında bana göre Zachurius Tanrı idi bana göre ve saatlerinin insanı temsil ettiğini düşünmüştüm. Tanrı, kendi suretinde insanı yarattığında güç zehirlenmesi yaşayarak bütün bir hakikati bedenlendiğini düşündü. Fakat bu kibir, insan soyunun tehlikeye girmesine (bilişsel olarak) ve dolayısıyla tanrının başarısız olmasına neden oldu. Bu, aslında tanrının hakikati idrak etme konusunda eksik olduğu anlamına geliyordu. Yani eserin verdiği mesaj buydu bana göre. Burada Tanrı olarak klasik anlamda anlatılan Kral tanrı kavramından bshsediyorum. Daha sonra Zacharius Ustanın Tanrı'yı değildi de dini temsil ettiğini düşündüm. Saatler de dinin yarattığı ideal insan idi. Ve din, ideal insanı yaratmış olmakla kibirlenmeye başladığında bu ideal insan çoktan ahlaki, bilişsel olarak bozulmaya başlamıştı. Bu dinin de bozulduğu yani ölüme yaklaştığı anlamına geliyordu. İşte tam burada devreye cüce karakter (pittonaccio) giriyor. Bu karakter şeytanı hatta daha da soyutlar siyaseti/hegamonyayı temsil ediyor ve Usta'dan kızını kendisine vermesi koşuluyla saatlerinin sonsuza kadar yaşamasını sağlayabileceğinden bahsediyor. Usta'nın kızı aslında dinin masumiyeti- saflığı - doğallığı. Şeytan (siyaset) aslında dine "siyasallaşırsan sonsuza kadar yaşarsın ama saflığını/masumiyetini kaybedersin" diyor. Nihayet son bölümlerde Zacharius ustanın dini de değil, bilimi temsil ettiğine kanaat getirdim. Zira Zachurius usta bütün bir hakikati mekanik (maddi) şekilde izah ettiği iddiasıyla muazzam bir kibre matuftu. Bu hakikat bilgisi ona kusursuz bir eser yaratma imkanı tanımıştı ve o Eser saat olarak karşımızdaydı. Ancak bir müddet sonra eserde problem çıkmış, Bu da usta tarafından hakikatin tamamıyla kavranamadığı anlamına gelmişti. Yani Eser şunu diyor aslında: Modern dönem yani bilim en ideal insanı yarattığı iddiasıyla ortaya çıktı. Ve evet ilk başlarda ideal insanı yaratmış gözüküyordu. Fakat zaman geçtikçe yaratılmış olan bu insanın farklı kusurları meydana çıktı. Ve insan, eskisinden daha kusurlu bir hale geldi. Hatta ahlaki ve bilişsel olarak bir çöküntüye uğramaya başladı. Fakat modernizm bunu kabullenmedi. Çünkü o hala mükemmel olduğuna ve mükemmel bir insan yaratmış olduğuna inanıyordu. Gerçekle yüzleşmedi. Bu yüzden hayatta kalmak için siyaseti, dürüstlüğüne tercih etti. Ve daha ileri gideceğine, daha da geriye gitti. Nihayet yarattığı insanla birlikte öldü. "Evet modernizm öldü. Bilim kendi kibrinde boğuldu." Kitabın verdiği mesaj bu. Ben bunu neden evvelde din olarak düşündüm. Çünkü aslında din de bir organizma olarak aynı evrelerden geçerek öldü. Din bütün doğallığını siyasete kurban etti. Hayatta kalmak için değerlerinden vazgeçti. Hegemonyaya karşı ortaya çıkmış olmasına rağmen hayatta kalmak için hegomunya'ya hizmet etmeye başladı. Bu yüzden din ile veya gelenek ile bilimin veya modernizmin kaderi aynıydı. İkisi de saf, temiz, doğal insanı var etmek için ortaya çıktılar ve en başta var ettiler; fakat değişime direndikleri anda yaratmış oldukları insanı da öldürerek yok oldular. Bir avuç insanın ruhunda yaşayan orijinal bilim ve din istisna... İşte kitap metaforlaryla bunları anlatıyor. Çözümlemelerini ispatı için birbirinden farklı sayfalardaki kitap cümlelerinde son olarak buraya ekliyorum: Sayfa 26: Ölmek mi! Demin kendi ağzınızla söylemediniz mi! Ben, dünyanın önde gelen saatçisi, ölemem; bu çeşit çeşit çarklar ve parçalar aracılığıyla hareketi tam bir doğru- lukla ayarlamayı beceren benim! Zamanı kesin kurallara bağlamadım mı, onu istediğim gibi kullanmıyor muyum? Yüce bir deha gelip de şu yolunu şaşırmış saatlere çeki- düzen vermeden önce, insanoğlunun kaderi nasıl da mu- azzam bir belirsizliğe gömülmüştü! Hayatta olup bitenler için belli bir zaman saptanabiliyor muydu? Ama siz, insan ya da şeytan, kim olursanız olun, bütün bilimleri yardımı- na çağıran sanatımın ihtişamı üzerine hiç düşünmediniz demek ha? Hayır, hayır! Ben, Zacharius Usta, ölemem; çünkü zamanı ben düzenlediğime göre, zaman da benimle birlikte son bulur! Dehamın onu çekip çıkardığı o sonsuz- luğa geri döner ve hiçliğin dipsiz kuyusunda ilelebet kay- bolur! Bu kâinatın, onu kanunlarına tabi kılan Yaradan'ı nasıl ölemezse, ben de ölemem! Onun eşiti haline geldim, gücünü paylaştım! Tanrı sonsuzluğu yarattıysa, Zacharius Usta da zamanı yarattı. Sayfa 32: Bu yüzden Gérande, babasını Tanrı yoluna ve dünyaya geri döndürme gibi çifte bir amaçla, dini yardıma çağırmaya karar verdi. Katolikliğin bu can çekişen ruha biraz canlılık verebileceğini düşündü; ama iman ve alçakgönüllülük dogmaları, Zacharius Usta'nın We ruhunda üstesinden gelinmez bir kibirle çatışmak zorun- daydı; bu dogmalar, temel ilkelerin doğduğu sonsuz kay- nağa ulaşamadan, her şeyi kendisiyle ilişkilendiren bilimin gururuna toslamaktaydı. Sayfa 40: #251344358 Sayfa 46: Bilgi ağacının meyvelerini yemek gerekir. Sayfa 47: Insanoğlu Tanrı'nın dengi olabilir. İnsanoğlu bilimin kölesi olmalı, onun uğruna yakınlarini ve ailesini feda etmelidir. Sayfa 48: #251344491
Edebiyat
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
··
327 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.