Gönderi

AMAN DİKKAT
Puan vermedi·144 syf.··
2024 60. kitabı
Ne yazık ki, kitabın orijinal halinin hangi yıl basıldığı tespit edemedim. Benim için önemine aşağıda bir yerlerde işaret edeceğim; belki de kitap hakkındaki en önemli şey bu bilgiye ulaşabilmektir.  Graudy, entegrizm'i şöyle tarif ediyor: Bir kuramın içindeki hükümlerin bulunduğu tarih ve mekandan tecrit edilerek bütün zamanlara uygulanmaya çalışılmasıdır. Dolayısıyla köktencidir ve bağnazdır. Graudy dünyada yaşanılan bütün sorunları da bu kapsamda algılayagelmiştir ve çözüm yollarını bu entegrizm'den kurtulmaya yönelik oluşturmuştur. Bu kitap özelindeki örneklemelerinde Batı entegrizmleri ( Bilimsel, Stalinci, Roma) ve İslamcı Entegrizmleri (Cezayir İslamcılığı, İran İslamcılığı, İsrail Entegrizm ve Ortadoğu, Suudi Entegrizm ve Müslüman Kardeşler)'dir.  Bunu yaparken de haddi ciddi anlamda zorlamış olduğunu itiraf etmeliyim. Örneğin, Kuran'ı Kerim'i tarihselci bir bakış açısıyla anlayarak; ayetlerdeki hukuki hükümleri sadece etrafında yaşanan somut örneğe sıkıştırmıştır, Allah muhafaza. Muhtemelen kavramsal olarak aşina olmadığı için ictihad ifadesini kullanamamıştır; ama tarifinde öyle bir ictihada işaret eder ki kanun artık Kur'an'sız ve Peygambersiz kalacaktır. Netice olarak İslam'ın hayatının tamamına yönelik bir din olduğu gerçeğini tam olarak algılayamamıştır ve onu Hristiyanlar gibi sadece kalbe ait ferdi bir seviyeye sıkıştırmıştır. Kendisini bu yanlış değerlendirmelere iten düşünce muhtemelen İslam'ın ilahi oluşunu tam olarak algılayamamasından kaynaklıdır. Çünkü satır aralarında şunu görüyoruz; İslam'ı bir şekilde hayattaki varlığında muhtelif izm'ler ve insanlar ile uzlaştırmak için bu köktencilikten kurtulmalıdır. Aşağıdaki satırları yukarıda yazdıklarıma somut örneklik teşkil etmeleri için alıntılıyorum. "Bugün hepsi de üç ana "modelden" esinlenmiş olan entegrizmin çeşitli şekillerinin ortak paydası nedir? Bu üç ana model Suudi Arabistan'da entegrist kalıba giren Müslüman kardeşlerin ikinci grubu, Suudi prensleri tarafından dünyanın bütün Müslüman ülkelerine yayılan Mevdudi'nin Pakistan'daki "İslâm cemaati" ve İran "İslam devrimi"dir. Hepsi de geleneğe saygıyı yani sünneti dayatırlar. Kur'ân'da bu kelime çoğunlukla kötülüğü ifade eden mânâda kullanılmıştır. Kur'ân'ın onlarla ilişkilerin koparılmasını istediği İslâm öncesi alışkanlıklara işaret eder." Ayrıca Graudy meseleleri öyle bir karıştırmış ki; hiç yan yana gelmeyecek üç farklı unsuru bir arada değerlendirmeye çalışmış. Kısaca tamir etme imkanı bırakmadığı için meseleye işaret ile yetineyim. Bu kapsamda benim açımdan tek özür şu oluyor. Bu kitabın basım yılı, tarayıcımın bana sağladığı bilgiye göre 1982 yılında kendisi ihtida ediyor eğer eser öncesinde basılmış ise yani cahiliye düşünceleri kapsamında bu eseri yazdıysa benim için eser  anlaşılabilir hale geliyor.  Bunun dışında Avrupa'daki içtimai hayatın sosyolojik tespiti konusunda yazdıkları teknik bilgi anlamında değerli olabilir. Bunlardan zamanında ya da hatta şimdi istifade edilebilir. Bu teknik bilgiler ışığında yol haritası dahi çıkarılabilir. Muhtelif izm'lerin birbirleri arasındaki entegrizm ve entegrasyon ilişkilerinin kıskacından halklar kurtarılmaya çalışılınabilir. Son olarak, biz Müslümanlar biraz malumat sahibi olan kimselerin ihtida etmelerine karşı haddinden fazla hayranlık besliyoruz. Evet, aramıza bir kardeşimizin katılmasından dolayı ve edebi cehennemden feragat etmesinden dolayı buna hamd ederiz ve mutlu oluruz. Ama dinimizin esaslarına dair bir yol, yöntem belirleyip onun peşinde gitme konusunda çok aşırı anlamda tereddütlü davranmalıyız. Rabbim hidayet versin her bir kimseye inşallah. Kehf Sûresi 17. ayette; "Allah kime hidâyet verirse doğru yolda olan odur; kimi de hidâyetten mahrum eder şaşırtırsa, artık imkânı yok, ona yol gösterecek bir dost bulamazsın."
EntegrizmRoger Garaudy · Pınar Yayınları · 199284 okunma
·
86 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.