Özet:Misyonerlik Faaliyetleri
Puan vermedi·141 syf.··
2024 63. kitabı
Şinasi Gündüz, Hristiyanlık ile ilgili tartışmalarına genel olarak Hz. İsa (as) ile Hristiyanlığın birbirinden kopuk olduğuna değinerek başlar. Temel olarak iki farklı İsa (as) tipolojisi vardır Batılı kaynaklarda. Bunlardan birincisi "Tarihsel İsa" olarak isimlendirilmiştir. Burada teferruatlı anlatmamak için şöyle ifade edebiliriz: Bir müslümanın inandığı Hz. İsa Peygamberdir kendisi. Hz. Musa(as)'ın devamında gelerek onun anlattıkları ile aynı şeyleri anlatan Allah (cc)'ın bir peygamberi. İkinci İsa tipolojisi ise Helenistik cemaatin yorumladığı, insanların günah-ölüm kısır döngüsünden kurtuluşları için ilahi kuruluş planı çerçevesinde yeryüzünde bedenleşen tanrısal Oğul İsa'yı tanımlamaktadır. İsa Peygamber'i genel olarak tanırız ama Oğul İsa tipolojisini pek iyi bilmeyiz. Bu nedenle aşağıdaki açıklamaları aynen alıntılıyorum kitaptan.  "...Buna göre İsa Mesih, başlangıçtan beri var olan Kelamın (logosun) ete kemiğe bürünmüş hâlidir; insanların kurtuluşu için yeryüzünde yaşamış, acı çekerek çarmıhta insanlar için kanını akıtmış, ölmüş ve sonra tekrar dirilerek ilâhî âlemlere yükselmiştir. İsa Mesih, ilâhî kurtuluş plânı gereğince ileride tekrar (ikinci kez) gelecek; insanları ölümden dirilterek yargılayacak, kötülüğe son verecek ve yeryüzünde bir altın çağ başlatacaktır. Onun bu ikinci gelişinde ona inananların tümü de ölümsüzlük niteliğine kavuşacaklar ve sonra dünyanın sona ermesiyle ilahî âleme yükseleceklerdir. Genelde Pavlus'un mektuplarında ve Yuhanna İncili'nde işlenen bu ikinci İsa profili, yer yer Matta, Markus ve Luka İncillerinin yazarları tarafından da işlenmektedir. Günümüz Hristiyanlarının inanç esaslarının temelini oluşturan bu İsa anlayışı, İsa sonrası dönemde Antakya merkezli Helenistik cemaat tarafından kurgulanan ve Pavlus tarafından geliştirilip sistematize edilen bir anlayıştır." Oğul İsa tipolojisinin oluşmasında en önemli şahıs Pavlus'tur; ayrıca Hristiyanlığın yayılması için başlattığı misyonerlik faaliyeti yakın geçmişe kadar aynı yöntemlerle devam ettirilmiştir. Pavlus, miladi birinci yüzyılın ortalarından itibaren 15 yıllık bir misyonerlik faaliyeti sürdürmüştür. Bu kapsamda Oğul İsa kurtarıcılığı mesajına dayalı inancını Anadolu'dan Makedonya ve Yunanistan'a kadar yaymayı çalışmıştır. Bunun için mahalli cemaatleri organize ederek farklı mesajları sindirmiştir.Hristiyan tarihi açısından en önemli figür olarak kabul edilmiştir. Şunu diyecek noktaya kadar ilerlemiştir: Gökten bir melek bile, size bildirdiğim öğretiden başka bir öğreti bildirirse, ona lanet olsun". Şinasi Gündüz, misyonerlik faaliyetlerini açıklarken İslam'daki tebliğ ve irşad kavramları ile bunun karşılanamayacağını ifade eder ( açıkçası buradaki açıklamalarını ben kendi adıma çok yeterli görmemekteyim; bir Hristiyan için kolaylıkla bu tebliğ faaliyeti denilebilir bir Hristiyan için). Fark olarak Şinasi Hoca şunun altını çizmektedir. Misyonerlikte tebliğ ve insanları haberdar etmek önemli değildir; önemli olan insanları Hristiyanlaştırmaktır. Ayrıca Oğul İsa tipolojisine olan inançları gereği İsa'nı tekrar dünyaya gelmesi için dünyadaki herkesin Hristiyanlaşması gerekmektedir. Bu amaçla bölgesel ve ulusal plan ile her yere nüfuz etmeye çalışmaktadırlar.  Bir rapora göre 1914 yılında Osmanlının kuzey bölgesindeki misyoner okullarında yaklaşık 25000 öğrencinin eğitim gördüğü kayıt altına alınmıştır. Peki, Osmanlı Devleti'nde bile böyle bir etkinliğe misyonerler nasıl ulaşıyorlar? Bunları hızlı hızlı maddelemeye çalışalım.  -İlk olarak kavramsal açıdan daha hoş gelecek kelimelerin kullanımı  Evanjelik, şahit, tanık vs kelimeler kullanılarak bulundukları topluma karşı daha hoş bir tavır sergiliyorlar.  -Kültüre uyarlama Hristiyanlık misyonerler için bir külttür. Bu kapsamda yaptıkları şey bulundukları toplumun temelleri üzerinde yeni bir Hristiyanlık inşaa etmektir. Sünnet olan Yahudi bir Hristiyan gibi -Ekonomik kudretinde etkisi ile bulundukları ülkelerde okullar, sağlık kuruluşları, ticarethaneler açmak ve burada misyonerlik faaliyetleri yürütmek  -İnsanların kafalarını karıştıracak neşriyat üretmek vs şeyler.  -11 Eylül gibi şeyleri İslam'ın aleyhine kullanmak Ayrıca benim Japonya'da kişisel gözlemlerimden biri de ciddi anlamda maddi yardımlar ile insanları Hristiyanlık'a bağlamak. Burada bir kilise görevlisinin son gününe şahit olmuştum; herkes kendisine yaptığı maddi yardımlardan bahsedip onlar için teşekkür ediyordu.
MisyonerlikŞinasi Gündüz · Diyanet Vakfı Yayınları · 200928 okunma
·
66 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.