Kırık bir tastan içilen suyun peşinde
Puan vermedi·252 syf.··
2024 4. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2024 17:00
Kahramanlarıyla bağ kurabildiğim romanları ayrı seviyorum. Bundan böyle Çalıkuşu’nun Feridesi, Huzur’un Mümtaz’ı gibi Kan Davasının Ömer’i de bir parça benimle yaşıyacaktır. Adı Kan davası olsada asıl tema eğitim, öğretmenlik, bolca çocuk sevgisi ve sevginin dönüştürücü gücü. “Eğitimde feda edilecek çocuk yoktur”un somutlaştırılmış hali. Yeni eğitim&öğretim yılı başlamışken okunacak en güzel kitaplardan olabilir, bir kere hikaye masalsı, yazarın üslubu çok akıcı. Reşat Nuri’nin en az ilgi gören eseri olması şaşırtıyor beni, keşke daha çok insan okusa. #Spoiler# Kimsesizliğini kimsesi yapmış, hayatın en zorlu, en çetin sınavlarından geçerek askeri okula yolu düşmüş, ama sonunda öğretmen okuluna gönderilerek memlekete öğretmen çıkmıştır Ömer. Savaş başlayıncada hiç tereddüt etmeden memleketi müdafaaya katılmıştır. Görev yerine giderken trenin durduğu Bozova istasyonunda küçük bir kızın elinden kırık bir çeşme tasında su içmiş ve onda hiç sahip olmadığı aile sıcaklığını hissetmiştir. Treni beklediği süreyi değerlendirmek isteyerek onunla bayram yerine gitmiş, alışveriş yapmış, eğlenmiştir. Kısa bir süre için baba&kız oyunu oynamışlardır. Ömer hiç tatmadığı bu aile sevgisinin şaşkınlığından mıdır bilinmez küçük kıza adını sormayı unutmuştur. Tüm askerliği süresince bu oyunu en buhranlı zamanlarında bilinçaltının derinliklerinden çıkarmış, adeta onu sayıklamıştır. Askerlik bitip dönme zamanı gelince kimsesizliği yine onu yakalamış, nereye gideceği belirsiz bir halde trende seyahat ederken kader onu tekrar Bozova istasyonuna getirmiştir. Hiç sahip olmadığı küçük kızını bulur, tekrar görür umuduyla kendine bile itiraf edemediği bu isteğiyle trenden iner. Kimsesiz kızını bulamaz fakat eski bir asker arkadaşıyla karşılaşır. Murat bey Bozova ilçesinde devletin mühendisi olarak görev yapmaktadır. Bir kaç gün Bozovada kalarak hasret gidermek, belki de kızını tekrar görmek umuduyla ilçede kalmayı kabul eder. Murat Beyin bir görevinde ona eşlik ederken Yukarı sazan/Aşağı Sazan adında iki köy arasındaki kan davasını öğrenir. Bu kan davasından dolayı iki köy tarafından da istenmeyen 13 çocuk vardır. Çocuklar ordan oraya sürüklenerek adeta bir şakiler çetesi haline gelmişlerdir. Bir kaptıkaçtı olayına karışan bu küçük şakilerin akıbeti ne olacağı konuşulurken Ömer birden asıl mesleği öğretmenliği hatırlar. Verin bana çocukları, hem eğiteyim, hem besleyeyim der. Bir ay ili kadar ayak basılmamış yukarı sazan köyüne biraz da Murat bey ve arkadaşlarının yani devletin de desteğini alarak çocuklarla yerleşir. Başta her iki köyde Ömer’e kızgındır, özellikle Yukarı Sazanlılar köye sokulan bu çocuklardan rahatsızdır. Fakat Ömer’in doğru bakış açısı ve zamana bırakmasıyla köylüler yumuşar, hatta bir parça dost bile olurlar. Sevgi ve ilginin, fedakarlığın yıkamadığı önyargı olmasa gerek. Çocuklar artık daha az vahşidir, derli topludurlar. Yukarı Sazanda hiç beklemediği bir ortam bulan Ömer şaşkındır. Bu ayak basılmamış ay ilinde, Giritli bir balıkçı kızı gelin olarak gelmiş, az da olsa o kültürü orada yaşatmaktadır. Hele ki mızıkacı yüzbaşı, kızıyla adeta bir saray hayatı yaşamaktadır. Anadolu’nun bu sürprizleri Ömer’e beklentilerinin tersini göstermiştir. Bir süre sonra kan davasının iki aile arasında başlayıp tüm Sazan halkına yayıldığını öğrenir. Yazar sebeplerini hiç bahsetmediği bu davada sebepten çok sonuçlar üzerine odaklanmamızı ister gibidir. Birkaç yıl daha Yukarı Sazana ve kimsesiz çocuklara öğretmenlik eder. Bu arada Murat Bey ve arkadaşları ve Aşağı Sazan’ın genç öğretmeni Esma güneylinin gayretiyle Yukarı Sazanın ihtiyaçları devlete bildirilir, epeyce destek alınır, bir kamuoyu oluşturulur. Yukarı sazan içtimai bir değişim içindedir ve bu eğitim eliyle olmuştur. Değişmeye tek şey belki de iki köy arasındaki kan davasıdır, öyle ki her an bi sebeple tekrar körüklenecek bir ateş yanmaktadır. Bir gün Aşağı Sazanda bir doğal afet meydana gelir. Yukarı Sazanlılar yaratıcı tarafından öclerinin alındığını düşünüp feryatlarla sevinirken Ömer ve arkadaşları çocukların ölümüne sevinenlerle kalamam artık diye bu sevince karşı çıkar. Ekibiyle aşağı Sazana yardıma iner, yardıma yukarı ve aşağı Sazandan ileri gelenler de vicdan yapıp katılırlar. Yardımlar esnasında her iki köyden kayıplar verilir. Ömerin kimsesiz çocuklarından birkaçı da ölmüştür. Anlamsız kan davasını bir afet, her iki taraftan da canlar alarak son vermiştir.
Edebiyat & Roman
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 2009854 okunma
·
62 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.