Hiç aklımda olmayıp ama bir şekilde beni kendine çeken kitapları alıp okuduğumda çoğu zaman müthiş bir iştahla bitirmiş olduğumu fark ediyorum. Bu kitabı bitirince de aynı şeyi yaşadım. Çok dolu dolu bir okuma oldu benim için.
Selim İleri'nin hazırlamış olduğu İlkgençlik Çağına Öyküler kitabının ilk cildi birçok güzel yazarla tanışmama ve bu sayede çoğu yazarın diğer eserlerini de merak etmeme vesile oldu.
Daha önce eserlerini okuyup çok sevdiğim isimlerin bilmediğim öykülerini okumak da ayrıca onları uzun süredir okumadığımı ve özlemiş olduğumu fark ettirdi. Sabahattin Ali gibi Sait Faik gibi. Hiç ismini dahi duymadığım yazarlarla tanışmak da ayrıca keyiflendirdi. Umran Nazif Yiğiter mesela daha önce hiç duymamıştım ismini ama 'Süslen Berberi' öyküsünü çok sevdim.
Abdülhak Şinasi Hisar gibi merak ettiğim ama dilinden ötürü çekindiğim birkaç yazar vardı. Onları okumak kolay olmasa da -diğer öykülerin diline göre biraz daha ağdalı bir dile sahip olması sebebiyle- müthiş bir edebi zevk alarak okudum. Diğer eserline mutlaka bakacağım. Diğer eserlerine mutlaka bakmak istediğim yazarlara Halikarnas Balıkçısı, Refik Halit Karay, Samet Ağaoğlu(kitaptaki 'Sokak' öyküsünü ayrıca çok sevdim),Ziya Osman Saba'yı da(diline hayran kaldım) eklemek isterim.
Öyküler genel olarak aynı dönemlere ait olduğundan -yani 19.yy sonları 20.yy başları- benzerlikler görmek çok olası. Ve özellikle de duyguların hakim olduğu öyküler bu öyküler. Özlem, yalnızlık, yoksulluk...
Lise çağında olan arkadaşlarıma da ayrıca tavsiyem olsun. Keyifli okumalar:)