Yusuf Atılgan Üzerine Yazılar’ı biraz nitelikli eleştiriyi öğreneyim diye okumaya karar verdim. Tabii aradığımı buldum, çok iyi yazılar var. Ne kadar farklı açılardan değerlendirmişler, birbirlerinden beslenmişler. Bazı yazılar bağlantılı, eleştirmen bir başka görüşü açmış ya da karşı bir görüş öne sürmüş, farklı yazarlarla birlikte değerlendirenler var. Cem Akaş’ın yazı seçkisini çok beğendim.
Yalnız aradığımdan fazlasını buldum:) Eleştiriler, kaos seviyorum ..:) Bazı yazarlar yerden yere vurmuş Atılgan edebiyatını, çok ağır eleştirmişler. Selim İleri’nin eleştirisini şaşkınlıkla okudum. Kendisi de pişman olmuş bu yazıdan, yıllar sonra bir özür yazısı yazmış, o da var kitapta. Atılgan’ın değeri biraz geç anlaşılmış.
İlk yazı Can Yücel ve Fethi Naci diyaloglarının öne çıktığı Açıkoturum’dan, epey güldüm de okurken. Can Yücel’den bir alıntıyla bitireyim. “Bu adam aylak adam değil bir kere. Bir işi var. Bir kadın arıyor, daha doğrusu kendini birtakım komplekslerden kurtarmak için kendi kendisiyle savaşıyor. Bu işe vermiş kendini, ruhça angaje. Şu halde aylak değil.”
Kitap biraz da olsa ilginizi çekiyorsa mutlaka bakın. Ben de iyi bir Atılgan okuru değilim. Yıllar önce telifi başka bir yayınevindeyken Aylak Adam ve Anayurt Oteli’ni okumuştum. Yüzeysel bir okumaydı, geç de olsa Atılgan edebiyatının değerini öğrendim. Modası geçmiş bir Camus takliti diyenlerin aksine zamanının çok ötesinde
İçeriği görsellere ekledim.
Şurada instagram.com/p/C_f4lezKY19/?...