·600 syf.····Okunma: 13 Eylül 2024 19:51 Okuma açısından bu kadar kolay bir kitap olmasına karşın nedense çok yorularak okudum. Klasik bir kitaba göre oldukça az betimleme ve tamamen olay örgüsü ile dolu olmasına rağmen akışa kapılamadım bir türlü. Belki de sürekli elime alıp alıp bıraktığım içindir.
Kitap Fabrizio del Dongo’nun kahraman olmak için savaşa katılmak isteyerek evden kaçması ile başlıyor. Kaçak olduğu için başına türlü belalar açılıyor. Bu taşkınlıklarını ise halası Kontes Pietranera (İlerleyen bölümlerde Düşes Sanverina) sürekli düzeltmeye yeğenini hale yola sokmaya çalışıyor. Ancak hala kocası öldükten sonra abisinin yanına yerleşmeye karar veriyor. Bu zaman içerisinde de yeğenine karşı aşk benzeri duygular beslemeye başlıyor. Fabrizio ise bir dosttan fazlasını hissetmiyor halasına karşı. Düşes’in karşısına orta yaşlı hali vakti yerinde Parma’da bakan olan Kont Mosca çıkıyor ve onunla sevgili oluyor. Kont sayesinde saray ile içli dışlı olan Düşes aynı zamanda Prens’in de dikkatini çekmeyi başarıyor.
Saray ve çevresinde bunlar yaşanırken Fabrizio’nun aşkı bulma arayışında birkaç gönül macerası oluyor ve bu kaçamaklardan birinde bir adamı kendini savunmak bahanesiyle öldürüyor. Saray çevresinde Düşes ve Kont Mosca karşıtları bu durumu fırsat bilip Fabrizio’yu hapse attırırlar. Fabrizio öleceğini düşünürken kapatıldığı burcun penceresinden gördüğü kuşhanenin sahibi kıza aşık olur. Clelia adındaki bu kız aynı zamanda kale komutanının kızıdır. Bulunduğu burcun penceresinden kızla şifreli mesajlar ile aşkına karşılık bulan Fabrizio hapislik günlerini hayatının en güzel günleri olarak görür.
Düşes ise Fabrizio’yu öldürülmeden kaçırmanın yollarını arar ve bir şekilde bunu başarır. Clelia ise babasının baskıları yüzünden Marki Crescenzi ile evlenmek zorunda kalacaktır.Düşes Fabrizio’nun intikamını almak için Prens’i zehirletip öldürtür ve yerine Prens’in oğlu geçer. Prens’in oğlu da tutkulu bir şekilde Düşes’e aşık olur. Sadece bunlar bile kitabı özetlemeye yetmiyor.
Daha bir çok saray entrikası ve siyasi ihtiraslar ile kavuşamayan aşkların hikayesi anlatılmış.
Filmi var mıdır bilmem ama kitabı kadar güzel bir yapım olsa soluksuz izlenir diye düşünüyorum.
Bu arada kitap bana ara ara Monte Kristo Kontu’nu da hatırlatmadı değil.