Aslında kurguda gereksiz, fazla ve de bazen saçma bulduğum şeyler yüzünden 6 vermeyi düşündüm (bunları spoiler bölümünde detaylıca anlatacağım) ama kurgunun genel havasına, yazarın aşkı, kavuşamamanın hüznünü, acısını anlatımına kıyamadığım için 7 yıldız verdim. Yazarın anlatımı gerçekten çok güzeldi. Erva'nın hislerini acısını, o kadar güzel anlatmış ki resmen okurken hepsini hissettim. Karakterlerinin aşk dolu sahneleri falan da aşırı güzeldi. O kısımları yüzümde bir gülümsemeyle okudum. Detayını az sonra yazacağım ama limon ağacı sahnesinden 1 yıldız kırdım. O sahneyi hiç sevmedim ve gereksiz buldum. Kitap bazen beni sinir etse ve "Yapma ama yaa." dediğim birçok yer olsa da :D Genel olarak güzeldi. 2. sine kesinlikle acilen ihtiyacım var! Bu hikâyenin devamını bir an önce öğrenmeliyim.
BURADAN İTİBAREN SPOİLER
Öncelikle söylemek istiyorum ki bir kitapta ilk defa adaşım olan bir karakteri okuyorum :D Gerçekten güzeldi. Yazar Erva'nın Doru'ya olan aşkını o kadar güzel anlatmış ki her kelimeyi hissettim diyebilirim. Limon ağacı sahnesi dışında ve bazı ufak yerler, Erva karakterini sevdim. Ayağı yere sağlam basan güzel bir karakterdi. Gerçekten o kadar acı çekmiş ki. Doru'nun aşkından yanıp küle dönmüş. Kız adeta sessiz sessiz kavrulmuş kül olmuş ama hiç kimsenin haberi olmamış. Bu kısım mesela bana biraz abartı gibi geldi. Çünkü Gülru ile kardeş gibi olduklarını biliyoruz ama sözde en yakın arkadaşı Ceylin, Erva'nın Doru'ya aşık olduğunu biliyorken Gülru'nun ruhu bile duymamış? Ve sonra en ufak yakınlıklarında Gülru aralarında bir şey olduğunu anlıyor?
Doru karakterini gerçekten çok sevdim. Gerçek bir alfaydı. Çok karakterli ve duruş sahibi olan efsane bir karakterdi. Tek kusuru bunca zaman Erva onun aşkından küle dönmüşken onu fark etmemesi -_- Abi yani nasıl fark etmedin be? Hiç mi sezmedin? Ceylin'le de sevmediği hâlde sırf babası evlendiğini görsün diye evlenmeye karar vermiş NEDEN?! Sevmiyorsan sevmiyorsun neden kendine yazık ediyorsun?! Neyse ki güvenlik taramasında kızın terörist olduğu ortaya çıkmış da görev olarak onunla birlikteliğini sürdürmüş. O konu da bence sıkıntılıydı ki kitabın sonunda lojmana sızabilmesinden ve Doru'yu takip ettirmesinden Ceylin'in ne kadar güçlü olduğunu anlıyoruz ama ne hikmetse bu sözde "güçlü" düşmanlar güvenlik taramasını atlamışlar? Soruşturmada her şey kabak gibi ortaya çıkmış?
Ceylin gerçekten iğrenç yılanın tekiydi. Sinirle okudum onun kısımlarını. Pis yılan! En başında beri amacı Erva'nın hayatını zehir etmekmiş. Bunun için de yapmadığı kalmamış. Kızın projesini sabote etti, sevdiği adamı çaldı, günlüğünü/en özelini ele geçirip onu küçük duruma düşürmek için Doru'ya okuttu v.s yapmadığı kalmadı. Tüm sebepte ruhsal olarak hasta olan terörist abisinin intiharından Erva'yı sorumlu tutması?! Senin abin hasta bir pislikse bunun Erva'yla ne ilgisi var?!
Saçma bulduğum bir kısım daha: Kitap boyunca neredeyse Erva'yı gören her erkek ona ilgi duyuyor?! Ceylin'in abisi Mahmut, Çocukluk arkadaşı Yankı, üniversitede birisi, lojmanda Rüzgar, düğünde Kemal. Tamam, karakter kartında resmi var gerçekten güzel kız ve evet bir kızı bin kişi ister bir kişi alır ama bana biraz fazla geldi yaa.
Saçma bulduğum diğer kısım: Erva'nın Mahmut Sarnıç'la yaşadığı durum. Abi bu kız asker kızı. Üst düzey korunuyor. Biri izinli olursa muhakkak korumak için başka birini yollarlar. Çevresindeki, etrafındaki herkes araştırılır. Yani Ceylin çok daha önce, Doru evlenmek niyetiyle araştırma istemeden önce ortaya çıkabilirdi. Mahmut Sarnıç bir boşlu buldu, annesi Erva'yı almaya gecikmişti, arkadaşı kendi gitmişti, güvenlik görevlisi izindeydi diye yazılmış ama Erva sadece 16 yaşındaymış! İmkânı yok öyle bir boşluk bırakmazlar. O çocuk onu konuşmak için kenara çekmeyi bırak, ona 20 metre bile yaklaşamaz! Bir de babasından saklamışlar! En olmayacak şey! Bu konuyu gerçekten çok eksik buldum.
Şaşırdığım bir olay: Lojmandaki, Erva'nın Kahve adını verdiği köpek. Köpek aslında Doru'nunmuş ama nasıl oluyorsa Doru'nun her hareketini, her tepkisini ezbere bilen Erva, köpeğin ona ait olduğunu bilmeden köpeğe kendisi Kahve adını vermiş. Bana garip geldi. Kitabın ortalarından sora Kahve'yi de hiç görmedik.
Doru Erva'nın aşkını bunca zaman görmemiş ama günlüğü okumasıyla birlikte mübarek 3 numara miyopken doktora gidip gözlük almış gibi oldu :D Dünden hazırmış Erva'ya aşık olmaya :D Hayır kitabı okuyorum bir baktım Doru başladı Erva'ya karşı aşk duymaya, sonra aşkından yanmaya. Yalnız Erva çok süründürdü çocuğu. Cidden canını çıkardı. Oraları okurken "Yeter kızım yaa. Yapma, inan artık şu çocuğa." diye söylendim sürekli. Bir türlü Doru'nun aşkına inanmadı. Adam orda kavruluyor, küle dönüyor. Bizim kız hâlâ "Hayır. Sen günlüğün etkisindesin." diyerek çocuğu süründürüyor! Sözde Doru'nun ne kadar ciddi , kendinden emin bir adam olduğunu biliyor üstelik!
Çocuğu çok süründürdü beni de çıldırttı gerçekten.
Limon ağacı sahnesini hiç sevmedim. Erva o sıralar ruhsal olarak dengesizdi falan diyerek geçiştirdim çünkü karaktere hiç yakıştırmadığım bir şımarıklık vardı, ben öyle hissettim. Üzerinde elbiseyle kafasına esiyor, çürük limon ağacının üzerine çıkıp limon toplamaya karar veriyor. E ağaç çürük, dalı sallanmaya başlıyor. Doru yardım etmek için merdivenden çıkıp yanına geliyor. Erva'nın tepkisi şu: "Altıma bakma." diyerek Doru'ya limon atmak -_- Gerçekten hiç sevmediğim, Erva'yı aşırı şımarık bulduğum ve neredeyse bu nedenle karakterden soğudum bir sahneydi. Bence aşırı gereksizdi. Olmasa da olurdu çünkü ben kitaba o kısmı yok sayarak devam ettim. Bence çok kötüydü.
Neyse ki en sonunda Erva Doru'ya inandı. Ceylin'le ilgili her şeyi de uzamadan öğrendi. Erva ve Doru o kadar güzel bir çift oldular ki<3 Onların her sahnesini gözlerimden kalpler çıkarak okudum <3 Aşırı beğendim <3 Birbirlerine olan özlemleri, aşkları, bu duyguları ifade ediş şekilleri o kadar harikaydı ki <3 Yazar o kısımları gerçekten harika yazmış. Hepsi çok güzeldi. Kıskanç Doru da aşırı iyiydi :D Alev ateş sahneleri falan EFSANEYDİ <3
Erva Doru'yu gerçekten çok güzel sevmişti ama Doru da Erva'yı gerçekten çok güzel sevdi <3 Erva, kimsesiz olan Doru'nun kimsesi, en değerlisi, göz bebeği, biricik Erva'sı oldu <3 Doru da zaten en başından beri Erva'nın Doru'suydu.
Birbirlerine o kadar uydular ki sadece birbirlerinin gözlerine bakarak bile anlaşır hâle geldiler.
Zerrin teyze çok sevdiğim bir karakterdi. Mübarek, istihbaratçı olacak kadındı :D Ceylin'in nasıl bir pislik olduğunu hemen sezmişti. Ceylin'e kötü davrandığı yerlerde gerçekten çok güldüm. "Canım deyzem" dediğim çok yer oldu. Erva'yı kızı gibi severken ve Doru'ya yakıştırırken bir de onların birlikte olduklarını duysa nasıl tepki verirdi çok merak ettim :D Mutluluktan uçardı herhalde. Ama maalesef bu kitapta öğrenemedik :(
Erva'nın babası kesinlikle harika bir adamdı. Aralarındaki baba-kız ilişkisine ba-yıl-dım! Doru'yu çok seviyordu ama acaba ilişkilerine onay verir mi diye endişelendim ama iki en değerlisinin, biri biricik kızı diğeri timinde oğlu gibi gördüğü askeri, birlikteliğini büyük mutlulukla karşıladı.
Erva'nın annesinin adı Meleda idi ama itiraf etmek gerekirse ben hep Melda diye okudum :D Teyze iyiydi ama Yankı konusunu bildiği hâlde Erva'ya "Siz arkadaşsınız." v.s diyerek görüşmeleri konusunda ısrar etmesi beni rahatsız etti. Evet, aradan yıllar geçmiş ama öyle bir durumdan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz ki. Hem Erva da istemiyorken resmen görüşmesi için baskı yapması beni rahatsız etti. Bırak kızı görüşmesin. Neden görüşecek ki Yankı'yla? Bana pek bir annenin yapacağı davranış gibi gelmedi açıkçası.
Timdeki herkesi çok sevdim. Ender ve Yasin'e, onların Doru ile olan diyaloglarına güldüğüm çok yer oldu :D Mahir'e en başta biraz sinir olmuştum ama sonrasında alıştım ve ona da gülmeye başladım :D Aslında çok babacan ve iyi kalpli bir adamdı.
Son sayfalarda her şey mükemmel giderken "Şimdi bir pislik olacak. Fazla mutlu olduk." diyerek okuyordum :D Ve ne yazık ki oldu. O kadar güvenlikli lojmana, Kadir onu takip ettiği hâlde, Erva'nın etrafında onu korumakla görevli askerler olduğu hâlde Ceylin pisliği girmeyi başardı! Amacına da ulaştı! Erva'yı yaşarken öldürebilmek için onu Doru'nun hayatıyla tehdit edip Doru'dan ayırmayı başardı! O kadar sinirlendim ve üzüldüm ki orda...
Evet, Erva'nın o an kabul etmekten başka bir çaresi yoktu ama hep birlikte, Doru'ya da olanları anlatarak bir plan yapabilirlerdi. Çok büyük bir kavga edip ayrılmış gibi görünür, tuşlu telefonla falan birbirleriyle iletişim kurarlardı! Az görüşürlerdi, gizli görüşürlerdi ama birlikte, el ele mücadele etmiş olurlardı. Böyle parçalanmış, yaralanmış olmazlardı.
Erva Doru'ya ayrılmak istediğini, ona aşık olmadığını, yanıldığını, günlüğünde yazdığı adama takıntı duyduğunu söylediğinde o kadar üzüldüm ki.. Hele o son sözleri.. "Kadınım ben! Kime dokunsan öyle, isterdi-" dediğinde sinirden elim ayağım titredi gerçekten! Resmen çocuktan ayrılmak için kendini takıntılı, her kim ona o şekilde dokunsa devamını isteyecek bir kadın olarak anlattı! Gerçekten berbattı! Kendimi "En azından kimsesizliğinden vurmadı. 'Sen doğduğunda sevilmeyen bir adamsın. Ben nasıl seveyim seni?' falan demedi" diye avuttum o sahnede. Gerçekten korkunçtu!
Doru'nun kalbi o kadar çok kırıldı, canı o kadar çok yandı ki.. Bundan sonrası nasıl toparlanacak gerçekten hiç bilmiyorum. Evet, Erva onun yaşaması için ondan vazgeçti ama Doru'yu yaşayan bir ölüye çevirdi, onu en hassas yerinden, sadece ona açtığı kalbinin ortasından yaraladı. Çok da derin yaraladı. Gerçekleri öğrendiğinde mutlaka anlayacağını düşünüyorum ama ikinci kitapta Doru gerçekleri öğrenene kadar kitabı okurken fena hâlde acı çekeceğiz gibi geliyor. Okurken bir de değil, bir kaç kutu mendil bulundursam iyi olacak büyük ihtimalle..
Umarım fazla uzamaz Doru gerçekleri bir an önce öğrenir diyeceğim ama buna hiç inanmıyorum. En az 100-150 hatta belki 200 sayfa falan sürünürüz gibi geliyor.
Umarım şu pislik Ceylin bir an önce yakalanır ve bizimkiler de mutlu olur yaa.
En büyük tesellilerimden biri de Doru dışında herkesin olayların aslını biliyor oluşu. Mahir de Doru iyi olsun diye arkadaşlıklarını bitirmeyi göze aldı yaa. Gerçekten çok iyi biri. Belki Ender veya Yasin, Erva ve Doru'nun üzüntülerini görüp Doru'ya her şeyi anlatır? Doru gerçekleri öğrendiğinde her şeyin bir anda değişeceğine eminim ama işte sıkıntı Doru'nun gerçekleri ne zaman öğreneceği ve o gerçekleri öğrenene kadar yaşanacak olanlar -_- İkisinin ve bizim o sürede çekeceğimiz ACI...
Sanırım Erva bir sebeple İstanbul'a gitmiş ve büyük ihtimalle Doru da orada görevde olabilir. Sanırım Yankı da oralarda -_- Bu kitapta sadece ismen ve gönderdiği çiçeklerle kendisini gördük ama ikinci kitapta aktif bir karakter olacak gibi. Umarım sıkıntı çıkarmaz. Belki Doru'nun ailesi hakkında daha çok şey öğreniriz. Yasin'in evliliğine, Ender'in Dilde'ye kavuşmasına tanık oluruz belki.
Kitapta hoşuma giden bir şey de kesinlikle fesleğenler! Kitap fesleğenlere bakış açımı kesinlikle değiştirdi. Sevildiği için etrafına güzel kokular saçan, sevilmek isteyen bir bitki artık gözümde fesleğen <3
Bazı saçma ve de gereksiz bulduğum yerlere rağmen güzel bir kitaptı. Sevdim.
Çok acil 2. Kitaba ihtiyacım var! Bu hikâyenin devamına, Doru'nun gerçekleri öğrenmesine ve Erva'ya sımsıkı sarılmasına, birlikte el ele savaşmalarına ihtiyacım var! 2. kitabın isim duyurusu geldi "Yasaklı" ama henüz kitap kapağı ve çıkış tarihi belli değil. Umarım en kısa zamanda her şey belli olur, çok güzel bir kapağımız ve karakter kartımız olur ve de bir an önce ikinci kitabı okurum.
SaklıPınar Salman