Mine Söğüt'ün neredeyse bütün gazete yazılarını, kitaplarını okumuş, söyleşilerini internet ortamında takip etmiş sıkı bir hayranı olarak maalesef "Başkalarının Tanrısı" kitabını çok sevemedim. Evet sürükleyiciydi, sıkılmadan okudum ama Mine Söğüt üslubuna nakşolan sözün inceliğini bu kitapta bulamadım. Ayrıca suya-sabuna bunca uzak bir yaşam okurken psikolojik olarak ufak ufak kaşınmama sebep oldu, kitaba mesafeli duruşumda bu da etkili olmuş olabilir. Aslında kitabın ben de böyle bir yaratması anlatımın gücünün delâleti değil midir? Kısacası kitabı sevmedim ama etkilendim. Bu cümle karmaşık ruh halimi açıklar herhalde.