Gönderi

Hareketsizliğin Pençesindeki Bir Hayatın Derinlikleri
9/10
·622 syf.··
Beğendi
·
2024 16. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2024 00:00
Tam bir Rus klasiği! Oblomov sadece mükemmel bir kitap değil aynı zamanda büyük bir kitlenin tembelliğinin aynası. Okuduğum en farklı karakterdi kesinlikle. 19. Yüzyılda yazılmış olmasına rağmen günümüz insanını birçok yönüyle yansıtan bir karakter. Hamlet'e ve Gregor Samsa ile de benzer bir karakter. Bunlar düşünen ve harekete geçmeyen kişiler olarak tanımlanır. "Oblomov" kitabında verilmek istenen mesaj, insanın sürekli erteleme ve hareketsizlik haliyle hem kendine hem de çevresine zarar verebileceğidir. Gonçarov, başkahraman İlya İlyiç Oblomov'un tembelliği ve pasifliği üzerinden, eylemsizliğin insanı nasıl içsel bir çöküşe sürükleyip hayatın fırsatlarını kaçırmasına yol açtığını gösterir. Yazar, sadece bireysel bir durumdan değil, toplumsal bir eleştiriden de bahsederek, değişimden korkmanın ve sorumluluktan kaçmanın insanları nasıl kısır döngüye soktuğunu anlatır. Kitapta özellikle 19. yüzyıl Rus aristokrasisi ve soylu sınıfı eleştiriliyor. Gonçarov, bu sınıfın tembelliği, sorumluluklardan kaçışı ve hareketsiz yaşam tarzını Oblomov karakteri üzerinden simgeliyor. Roman, bu insanların ellerinde büyük imkanlar olmasına rağmen, toplumsal değişimlere ayak uyduramayarak üretkenlikten uzak, pasif bir hayat sürdüklerini ve bu durumun hem bireysel hem de toplumsal çöküşe yol açtığını gözler önüne seriyor. Gonçarov kitaptaki karakterlerin psikolojik tahlillerini ve içsel çatışmalarını çok başarılı bir şekilde aktarıyor. Zaman zaman bir Psikoloğa büründüğünü görüyor gibi oluyoruz. Biraz da ''Oblomovluk''tan bahsedelim. Oblomovluk, basitçe ifade edersek, sürekli erteleme hali, hareketsizlik ve tembellik demektir. Gonçarov’un "Oblomov" romanıyla hayatımıza giren bu kavram, özellikle Rusya’da derin bir etki bırakmıştır. Oblomovluk, insanın yapması gereken işleri sürekli ertelemesi, bir şeyler yapma niyetinde olmasına rağmen harekete geçememesi anlamına gelir. Oblomov, roman boyunca hep bir şeyler planlar, ama planlarını asla hayata geçirmez; hep bir bahane bulur ya da kendini hareketsizliğin konforuna kaptırır. Rusya’da bu kavram, özellikle 19. yüzyıldaki soylu kesimi eleştiren bir sembol haline gelmiştir. Düşünsenize, büyük arazileri olan, her türlü imkana sahip insanlar var ama bir türlü kendilerini bir işe veremiyorlar. Hep bir uyku hali, hep bir tembellik. İşte Oblomovluk tam da bu: Elinde yapacak çok şey var, ama sen sürekli erteleyip boş vermeyi tercih ediyorsun. Bir nevi, hayatı kaçırmak diyebiliriz. Bu kavram, sadece Rusya’da değil, dünya genelinde de tembellik, kararsızlık ve motivasyon eksikliğini anlatmak için kullanılıyor. Günümüzde, bir işi sürekli erteliyorsak ya da harekete geçemiyorsak, o zaman biz de bir parça Oblomov olmuşuz demektir. Oblomovluk, sadece fiziksel değil, zihinsel bir yorgunluğu da temsil eder. Bir nevi "hareket etmemek" için bahaneler üretmek diyebiliriz. Bu yüzden Oblomovluk, aslında hepimizin zaman zaman düştüğü bir tuzak. Harekete geçmeyip, sürekli yarın yaparım dediğimiz anlar, işte tam da o "Oblomovluk" anlarıdır. Oblomov gibi karakterlerin ortak yanı ise eyleme geçmekte zorlanmaları, kendi içsel dünyalarında kaybolmaları ve hayatın onlara sunduğu fırsatları kaçırmalarıdır. Uzun lafın kısası; Mutlaka okuyun..!
İnceleme
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
·
5 +1'leme
·
639 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.