Dylan'ın hikayesi için çok yüksek heveslerdeydim ama yine ellerim bomboş yüreğimde ince bir sızı.
Remy ve Shane in hikayesindeki doluluk ve kalite kesinlikle bu kitapta yoktu. Zaten ablanın uzun süre ilişki yaşadığı eski sevgilisine göz koymak ve ona yürüyebileceğini düşünmek neyin kafasıdır ben bilemedim, bilmekte istemedim. Abla çok ortalıkta olmadığı için bir şekilde görmeyen göz olayı kabulleniyor ama Sienna sonuna kadar her konuda kesinlikle haklıydı bence. Ayrıca Scarlett in Dylan ın her isteğine boyun eğip, hemen kabul komutuna geçmesi de çok can sıkıcıydı. Hikayede derinlik olmayınca boşlukları da bolca smut sahnelerle doldurmuşlar. Ne muazzam bir fikir....
Velhasılı Dylanın hikayesinden de kendisinden de, Scarletten de hiçbir beklentimin karşılığını alamadım. Sevmedim, sevemedim, sevmekte istemedim zaten. Bazı sınırlar kırmızı renge sahip olup, yüksek sesle "yaklaşma" diye bağırıp çağırırlar. Saygı duyup onlara itaat etmek lazım.