·456 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Eylül 2024 19:54 İlk 100 sayfa harikaydı. Sonra olaylar o kadar saçma ve mantıksız ilerledi ki, çok soğudum. Kiva'nın, Tilda için yarışmalara katılması saçmalıktı mesela. Bütün kitap boyunca bunun mantıksızlığını düşündüm. Ayrıca Kiva'nın ittire kaktıra geçmesi çok saçmaydı. Ve imtihanların sırası çok saçmaydı? Allah aşkına Krematoryum etabını ikiye koyup, labirentte kaybolmayı sona koyan salak kim? Yani canlı canlı yanmak mı daha zor yoksa labirentten çıkmak mı??? Bu konu hala havada kaldı çünkü yazar olayların işleyiş sırasına göre koymuş etapları. Diğer türlü yapsa Jaren'i erken öğrenmek zorunda kalırdık. Bu da işine gelmezdi.
Neyse sonuç olarak kitabın sonlarına doğru hemen hemen her şey mantığa oturdu - az önce yazdığım olay hariç- Jaren'in olayını ters köşe gibi sunduğunda şaşırmıştım ama zaten beklenen bir olaydı. Naari ve Jaren başından beri çok şüpheli davranıyorlardı. Ama asıl ters köşeyi vurmak için yazar bu olayı öne atmış ve bu çok hoşuma gitti.
Tilda için yarışmalara katılması, ona annesinin ve babasının tanışma hikayesini anlatarak yatıştırmaya çalışması anlam kazandı ve baya iyiydi. Tipp ve Jaren gerçekten çok başarılı karakterlerdi. İkisinin repliklerinde de yastıkları ısırdım tatlılıktan. Kiva'yı son ana kadar sevmedim ama son anda o da ilgimi çekmeye başladı. İkinci kitabı acayip merak ediyorum. Son 100 sayfaya kadar elimde sürünse de, sonu beklentimi fazlasıyla karşıladı ve sevdiğim bir kitap oldu. Cidden ters köşesi çok güzeldi.