·392 syf.····Okunma: 15 Eylül 2024 17:46 Endonezya. Genelde ılımlı, saygılı ve hoş görülü insanların yaşadığı bir ülke diye bilinir. En azından ben bugüne kadar o insanlarla karşılaşmış olan kişilerden edindiğim bilgiler neticesinde bu sonuca varmış biriyim. Peki bu insanların çok yakın bir zamanda insanlık tarihinin en büyük, en korkunç, en acımasız ve en vahşi katliamlarından birini yaptıklarını kaç kişi biliyor acaba ? Açıkça itiraf edeyim ki ben bu kitabı okuyana kadar bilmiyordum.
1965 yılı Ekim ayından 1966 yılı Mart ayına kadar geçen 6 ayda Endonezya'da bir milyon savunmasız sivil insan, komünist oldukları gerekçesiyle en vahşi yöntemlerle katledilmişler. Katliamı orduyla işbirliği içerisinde olan dindar çeteler gerçekleştirmiş. Katliama Müslüman çetelerin yanında, Hindu çeteleri ve yer yer de özellikle cizvit papazların yönlendirdiği Katolik Hristiyanlar katılmışlar. Bir buçuk milyon insan da yıllarca hapishane ve kamplarda türlü işkenceye tabi tutulmuşlar. Bunların da önemli bir kısmı, şartlara dayanamayıp ölürken, uzun yıllar sonra serbest bırakılanların ise toplum içinde yaşamaları kısıtlanmış ve kimliklerine vurulan özel damgayla aşağılanarak yaşamak zorunda bırakılmışlar.
Emperyalizmin ilmek ilmek işleyerek türlü oyunlarla sağladığı bu katliamın sorumluluğunu taşıyan General Suharto ise katliamla birlikte devlet başkanı olmuş ve ülkeyi 32 yıl diktatörlükle yönetmiştir. Katliamdan kısa bir süre sonra 1967 yılında ülkesinin yer altı ve yer üstü zenginliklerini batılı ülkelere peşkeş çekmiştir. Bu durum ise katliamın amacının sadece ülkeyi komünizmden korumak olmadığının aynı zamanda da emperyalist emellerin ön planda olduğunun bir göstergesidir.
Kitapta esas olarak bu katliam ön plana çıkarılırken aynı zamanda da 19. yüzyıl başlarından günümüze kadar olan dönemi kapsayan Endonezya tarihi ile ilgili geniş bilgiler verilmektedir.
Dünya tarihinde başka bir benzeri olmayan böylesine korkunç bir vahşeti okumak gerçekten çok zor. Açıkçası ben zorlandım. Oysa kitap oldukça akıcı yazılmış ama yaşananların korkunçluğunun, beni çok fazla etkilemesinden dolayı zorlandığımı belirteyim. Bu katliama dünya uzun süre sessiz kalmış. Ancak 2010'lardan sonra duyarlı hale gelip ,bir kaç belgesel filmler yapılmış. Bunlardan bazıları : 40 Years of Silence (Sessizliğin 40 yılı), Act of Killing (Öldürme Eylemi), The Look of Silence(Sessizliğin Bakışı).
Herkese okumasını tavsiye edemem. Çünkü çok korkunç bir vahşet yaşanmış. O yüzden okurken dayanabilmek güçtür. Sadece konuya ilgi duyanların ve Emperyalizmin kendi menfaatleri uğruna toplumlara neler yaptırabildiklerini öğrenmek isteyenlerin okumasını tavsiye ederim.