·200 syf.····Okunma: 18 Eylül 2024 16:20 Her şeye baskın gelen ve bazen en tehlikeli duygu değil midir aşk? Böylesine tehlikeli bir duygudan kurtuluş var mıdır? Başka biriyle evlenseniz unutabilir miydiniz o en derinde sakladığınız aşkı? Peki ondan kilometrelerce öteye gitseniz ve haber almasanız? Bu kitap aşkı uğruna insanların yapamayacağı şey olmadığını gösteriyor. Sanırım aşk dışarıdan baktığımızda o izlemeye doyamadığımız, masmavi, sonsuza uzanan denizler gibi. Bir noktadan sonra fazla açıldığını fark ediyorsun, boğulmamak için çırpınıyor, çırpındıkça daha da dibe batıyorsun.
Meliha'nın yaptıklarını asla doğru bulmuyorum ama onu anlıyorum. Az bir sevgiyle yetinemezdi o. Onun istediği 'sevginin her türlü manasıyla' sevilmekti. Onun istediği bağlılık, ihtiras, aşktı. Necdet'in ise bir kez Meliha'da aşkı bulduktan sonra kurtuluşu yoktu ama bunu bilmiyordu. Tabii ki her şeye rağmen bu hikayede insanlar daha az yara alabilirdi. Birlikte olmaya mecburdular ama başkalarına acı çektirmeye hakları yoktu. Üstelik aşkları uğruna en masum insanları kullandılar.
Yazar, kadın ruhunu bazı yerlerde çok güzel hissettirmiş. Ama ihanet eden kadını kötü, erkeği iyi göstermesini doğru bulmadım. Sanki kadın başına silah dayamış da zorla ilgi görmüş gibi bir anlatım. Yok sarhoşluğun etkisinde, yok arkadaşının zoruyla... Bence Necdet ne zavallı ne dürüst bir karakterdi. İlgiye doymuştu, heyecan arıyordu, bu heyecanı da yasak aşkta buldu, gittikçe daha da saplandığı bir bataklığa dönüştü bu yasak aşk, hepsi bu.
Olayların akışı ve kitabın sonu çok tahmin edilebilir. Ama sade dili sayesinde kolayca okunuyor. Karakterlerle empati yapmanızı ve dolayısıyla bağ kurmanızı sağlıyor. Tavsiye ederim.