Mesleğime başlayalı birkaç hafta oldu ve ben bu süreçte sudan çıkmış bir balık gibiydim. Ne yapacağım, çocuklara nasıl daha iyi bir öğretmen olacağım, acaba şu an yaptıklarım doğru mu yoksa yanlış mı diye sorguladığım bu dönemde yıllardır kitaplığımda duran bu değerli kitap zihnimde bir ışık gibi belirdi ve hızlıca okumaya başladım.
Kitap 5 başlıkta eğitim sitemini ele alıyor. Bu başlıklar: öğretmen, aile, öğrenci, sistem ve ülke kültürü. Her başlığın altında Ahmet Şerif İzgören‘in paylaşımlarının yanı sıra gerçek yaşantılardan alınmış hikayeler mevcut. Bu hikayeler öylesine etkileyici ve hayatımızdan parçalar ki gözlerim dolu dolu okudum. Yeri geldi öğretmenlerimin ne çok kötü ve katı olduğunu gördüm yeri geldi okumayı bırakıp hayatıma dokunan, bana çok güzel katkıları olan öğretmenime mesaj attım. Eğer öğretmenleriniz yönünden şanslı değilseniz öğretmen ve öğrenci bölümlerindeki hikayeler sizin için oldukça üzücü olabilir.
2019'da yazılan bu kitabın sistem ve ülke kültürü bölümüne geldiğinizde ise ülke gündemimizin bir miktar bile olsun değişmediğini göreceksiniz ki bu da oldukça üzücü. Bu konu hakkında maalesef çok fazla yorum yapmadan şiddetle kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Okumadan önce bir fikir elde etmek isterseniz kitap alıntılarıma da göz atabilirsiniz.
Kitap kesinlikle sadece öğretmenlerin ya da ailelerin değil herkesin okuması gereken bir kitap. Belki adı yanıltıcı olabilir ancak öyle bile olsa hepimizin bu eğitim sürecinden geçtiğini düşünerek çok da uzak olmamamız gerekir sanıyorum. Ben kitabı fazlasıyla beğendim, keyif alarak okudum. Dilerim okuyan herkes; öğretmen, öğrenci ya da ebeveyn her ne ise fark etmeksizin bir insan olarak bir başka insanın hayatına dokunmanın ne özel olduğunu görür ve öğrenir. Okuyacak olan herkese iyi okumalar dilerim :)