Geçenlerde New York Times gazetesi Califonialı bir çif­tin Konya köylerinde dolaşırken gözaltına alındığını ve sor­gulamadan sonra serbest bırakıldığını yazdılar. Gazete, çif­tin Michigan Üniversitesinde hazırladıkları doktora tezleri için malzeme topladıklarını, Türk polisinin davranışının Ge­ce Yarısı Ekspresi filmini çağrıştırdığını belirtip, "Batılı olmaya çalışan Türkiye'nin Batı'ya paranoyasının bir örneği da­ha," diye yazıyordu. Haberi okuduktan sonra aklıma Vietnam Savaşı esnasında araştırma yapan antropologlar geldi. Orada da köyden köye dolaşan genç ve iyi Vietnamca bilen Amerikalı akademisyen­ler, köylülerin destanlarını, efsanevi kahramanlarını, uğur ve uğursuzluk simgelerini, mitolojik korkularını araştırıyor­du. Sonradan akademisyenlerin topladığı bu verilerin Pen­tagon’da değerlendirildiğini ve Amerikan ordusunun özel "tim"leri tarafından Vietnam "operasyonlarında" psikolojik savaş aracı olarak kullanıldığını öğrendik. Düşman köylüle­rin moralini çökertmek için gece karanlığında helikopterler­le yapılan akınlarda semalardan mitolojik Tanrılar ve efsa­nevi yaratıklar köylülere sesleniyor, bu savaşın kendilerine uğursuzluk getireceğini, topraklarını bereketsiz bırakacağını telkin ediyor, halkı daha büyük felaketlerle tehdit ediyordu. Konya köylerinde dolaşan Californialılar da rüya toplu­yormuş. Michigan Üniversitesi çağdaş sanat ve antropolo­ji bölümü dünya çapında bir rüya arşivi geliştirmek için çe­şitli ülkelerden seçtikleri köylerde ilk çalışmalarına başla­mışlar. Ancak öğrenci derneklerinin baskısı sonucu artık ABD'de üniversiteler hangi araştırma için kimden ne kadar para aldıklarını bildirmek zorundalar. Böylece rüya projesi­ni destekleyenler arasında Microsoft, IBM, Wamer Brothers ve Disney, Sony ve Benetton'un olduğu biliniyor. Bu firma­lar yoksul halkların rüyalarını toplamak için milyarlar har­cıyor. Üstelik geçmiş hataların, ilkesiz araştırmaların yine­lenmemesi için duyarlılar. Michigan Üniversitesi Dünya Rü­ya Arşivi Vakfının temel çalışma prensipleri arasında şöyle bir madde var: "Şimdiye kadar 3. Dünya'dan karşılıksız bil­gi topladık. Sömürüye dayalı araştırmalara son verip aldığı­mızın karşılığını vermeliyiz. Arşivimiz topladığı her rüyanın karşılığında telif ücreti ödeyecektir." Projenin arkasındaki dünyanın sayılı çok uluslu şirketleri­nin varlığı, yeni bir "sanayi"nin kurulmakta olduğunun mu habercisi acaba? Arşivde şimdiye kadar bir milyona yakın rüya biriktirildiği, rüya başına 100 dolar civarı telif ücreti ödendiği bildiriliyor. Fiyat düşük gözükebilir ama unutmamalı ki üretim girdisi sıfır, yani rüya gören ve satan 3. Dün­ya insanları için maliyetsiz bir ürün söz konusu. Çok uluslu şirketlerin rüyalardan nasıl yararlanacaklan belli değil. An­cak bu sanayi geliştiği takdirde 3. Dünya için olağanüstü bir ihracat potansiyeli olduğu ortada. İşsizliğe ve nüfus artışına çözüm bulunamayan günümüzde, yoksul insanların rüyala­rını satıp ekonomiyi, yatırımları canlandırması, tabiri caizse, rüyada görülmeyecek bir şey. Rüyaların muhtelif amaçlarla kullanılabileceği bu yeni sanayi gelişirse en iyi, en karlı rüyaların alım satımında bir yarış başlayacak. Tayland, Trinidad, Türkiye gibi ülkeler­ de nasıl Ford, Coca Cola, McDonald's bayilikleri kurulduy­sa belki bir gün rüya bayilikleri de kurulacak. Ürün çeşitle­mesi sınırsız. Örneğin ünlülerin rüyaları; Madonna, Mara­dona, Marquez; yeni bir sanat türü olarak rüya kolajları (ör­neğin Madonna ve Pamuk'un rüyalarının tek diskte bileşi­mi), rüyalardan çıkma yeni çizgi roman kahramanları; ye­ni bir tedavi yöntemi olarak işkencecilere, işkence ettikle­rinin rüyalarının gösterilmesi; yapay döllenme ile genetik mükemmelleşme aşamasına varan türümüzde artık cinsel birleşme ilkel ve sağlığa zararlı olduğundan tarihe karışın­ca, orgazmın cinsel içerikli rüyalar sayesinde sağlanması... Türümüzde belki barış olur düşüncesiyle farklı düşünen­Ierin birbirlerinin rüyalarını seyretmesi (erkekler kadınla­rın, beyazlar zencilerin, maçolar eşcinsellerin...) çeşitli ko­nularda rüyaları ihtisaslaşanların (ölüler, gelecek, renkler, seks) ünlenmesi, sendikalaşması ve rüya hukuku üzerine gelişmeler, rüyalardan ötürü hakaret, telif hakları duvarları vb. Yeter ki serbest pazar olsun ve ucuza toplanan rüya­lar kâr getirebilsin.
Sayfa 242 - İletişim Yayınları, 28. Baskı
·
167 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.