Gönderi

Jerminal Üzerine Mülahazalar
9/10
·556 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Bu yazı ne sade bir özet ne hareketsiz bir inceleme ne de önem kaygısı taşıyan bir değerlendirme. Özellikle Germinal'den hareketle ne gibi toplumsal sorunlara / olaylara ulaşabileceğimize dair küçük bir anı defteri, o kadar. Öncelikle en belirgin olgu: Komünizm, bağımsızlık özlemi ve işçilik. 1885 yazımı dikkate alındığında Marx'ın fikirlerinin ve Komunizm'in epeyce yayılıp dallanıp budaklandığı bir dönem olduğu unutulmamalı. Ortaya çıkan ve çıkabilecek belli yapıların üzerine zaten hali hazırda bir eleştiri ki iç çatışmalar ve ideanın belirgin olmadan belli "fikir" adamları üzerine yüklenerek takip edilen bir ütopya olma ihtimali Rusya'da görülen şeydi. Sadece komünizm değil pek çok fakrlı düşüncede halk sonuçlar ve bağlantılara takılarak "fikir adamlarının" her şeyi bildiğine güvense de aslında bu yöneticilerin de pek bir şey bilmemesi olağan bir durum (günümüz pkk gibi örgütler için de geçerli olabilir bu fikir pek ala). Ayrıca sendikanın önemi ve sendikalaşmanın topluma faydasının altını çizilmesi ile Emile Durkheim'ın fikirlerinin yayılıp ortaya çıkmasında da güzel paralellikler var. Aynı dönem oluşları vs. Bunların yanında din algısını ve cinsellik algısını yansıtması da kaçırılmamalı. En bağnaz olmaları beklenen yaşlıların bile dine yönelik herhangi bir tutumu yok, çünkü insanların böyle şeyler üzerine düşünme gibi bir vakitleri dahi yok. Bu nedenle din siyasete ve siyasallara çok derinden bağlı denebilir, çünkü din üzerine düşünemeyen insanlar ancak Etinne gibi ortaya çıkan amansız politik liderlerin arkasına toplanmakta ve politik olarak doğru bildiklerinin dini açıdan da itibarını devam ettirdiğini düşünmekte olabilir. Keza Etinne ve diğerleinin din üzerine söylediği herhangi bir şey hiçbir karşıtlıkla devam ettirilmemesi bunun örneği sayılabilir. Cinsellik tabu olarak var olsa da aynı zamanda yok. Çünkü insaların toplumsal normlar üzerine - aynı dinde olduğu gibi- düşünecek pek de bir vakitleri yok, buna hakları olduğunu dahi bile düşünmüyor olabilirler. Hâl böyle iken düşünmemekle romanda sürekli altı çizilen "hayvani" canlılara dönüşüp bu karakterlerinin arzularına uyuyorlar, o kadar. Bizim sahip olduğumuz cinsellik baskılanması / din / ahlaki normlar eski dönemlerde yok gibi duruyorlar yahut bizim tahayyülümüze epey aykırı kalıyorlar. Bunun üzerine gidip daha cüretkâr bir hareketle Catherine karakteri üzerine kurguya bakılırsa - daha ergenliğe geç girmenin bir suç gibi olduğu düşünülürse tabii- evlilik / cinsel ilişki yaşının 18, 16 değil çok daha erken olduğu saptanabilir. Hele hele Catherine ile direkt bir ilişkiye giren Chaval'ın bu konuda yaş ile roman boyu hiç vurulmaması zannımda Emile Zola'nın da dönemini içeren (19.yy) bir doğallıktan geliyor. Bu demektir ki 12+ civarı yaşlar bile cinsellik konusunda o kadar da problem yapılınmıyor olabilir 20.yy'a kadar ki bu bile iyi bir tahmin olur. Edebi diline gelirsek : çok başarılı. Kızgınlığı ifade eden "yumruklarını sıktı." gibi yahut acelesini hissettiren kısa cümlelerle kurulmuş "koşuyor, koşuyordu." ifadeleri roman anlatıcılığında yetke sayılmasını açılıyor bu romanın. "Yer altı gökleri", "Yuvalarından uğrayacaklarmış gibi açılan gözler" gibi benzetimlerse cabası, ben bayaaa beğendim. Son olarak günümüzle bağdaştırırsak insanların mesela metrobüsteki "Toplu halde, çevredekilere bakmadan, gülümsemeden, konuşmadan" (538) ilerleyişinin aynı toplu bir suçu taşımayı benzetmesi gibi bugün de tüm bir toplumun üzerinde olduğunu hissedebiliyoruz. Kimselerin kimsesiz ilerleyişleri, kimileri için kimseyi önemsemeden kendi kendilerine - aynı zamanda kimseleri itham edemeden- ama topluca yükü çekmesi yüreği buğuluyor her geçen gün biraz daha. "Ölüm geldi mi, lambayı söndürür" (527), eğer lamba sönükse beklemenin daha fazla anlamı kalır mı?
Roman
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma
·
58 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.