Yesrib (Medine); oldukça eskiye dayanan tarihi, verimli toprağı, halkının çeşitliliği, ılıman iklimi ve stratejik konumuyla benzersiz bir beldedir. Bununla birlikte kabilecilik ve güvenlik konusunda büyük bir deprem yaşamıştır. Onu ahlâkî ve sosyal yapısına kavuşturacak birini gözlemektedir.
Yesrib ve Mekke arasındaki birtakım önemli farklılıklar onu hicretin doğal güzergâhı haline getirmiştir. Bu hicret, kendilerine sığınak ve korunak arayan bireylerin değil, elçinin ve mesajın, ekibin ve davetin hicretidir.
İki şehir arasındaki en bariz fark, Yesrib'in Mekke toplumuna göre eşitliğe daha yakın olmasıdır (ekonomisinin tarıma dayanması, gelirin daha dengeli dağılması, halkın çeşitliliğine rağmen sınıf farklılığını körükleyecek bir mutabakatın mevcut olmaması itibariyle). (sf. 208)
(...)
İkinci fark, Yesrib toplumunun dinî hoşgörü bakımından Mekke toplumuna göre daha müsamahakâr olmasıydı. (sf. 208)
(...)
Üçüncü fark, iki şehrin siyasi sisteminin yapısıyla ilgilidir. (...) Dârünnedve yönetiminin Mekke'de yerleşik bir toplum oluşmasına yol açtığı doğruydu amcak bir yandan da Kureyş toplumunu değişimi reddeden katı bir zihniyetin ve yerleşik bir din hâlini alan geleneklerin esiri haline getirmişti. (...) Yesrib'de bir iç siyasi mutabakatın olmaması toplumu yeni fikirlere karşı daha açık hale getirmişti. (...) (sf. 209)
Dördüncü fark; iki şehrin stratejik önceliklerinin birbirinden farklı olmasıydı. Mekke'de stratejik düşman her zaman dışarıdan olmuştur. (...) Yesrib'deki stratejik tehdit ise her zaman içerdendi. Evs, Hazrec ve müttefikleri arasında her zaman devam eden çatışmalar şeklinde kendini gösterirdi. (sf.210)
Sayfa 208 - Vadi Yayıncılık, 11. Basım, Şubat 2024·Kitabı okudu