Dücane Cündioğlu, bir hakikat avcısı. Gerçeğin peşinde olan samimi bir filozof. Samimi, çünkü okurlarına "ey talib!, vasiyetime kulak ver" diyerek sesleniyor. İki boyutu var Cündioğlu'nu okumanın . Bana kalırsa kendisi gizli bir etimolog, kelimelerin köküne inerek, biçim ile anlamı birbirine kavuşturuyor. Usulde muazzam bir derinlik. Kelimelerin derinliğini böylesine maharetle ortaya koyan bu mütevazı filozofa hayranlık duymamak elde değil. Bence. Bu birinci boyutu.
Diğer yandan anlamsal derinlik. Üç sayfalık bir denemesi üzerine bilimsel makale yazılabileceğini söylesem abartmış sayılmam. Keskin zekası ve muhakeme yeteneğini hissettirmediği tek bir sayfası yok bu denemelerin. Bence. Bu da ikinci boyut.
Özetle madden ve manen bu kadar güçlü bir kalemin derdi de samimi olunca eşsiz bi lezzet çıkıyor ortaya.
Gelelim kitabın içeriğine. Aslında üç bölümden oluşuyor kitap:
1- Reng-i esrar (10 deneme)
2- Hızır'ın huzurunda (7 deneme)
3- Münker-nekir'e sorular (10 deneme)
Okurken kütüphanenin ortasında bayıldığım aynı zamanda kitaba ismini veren bölüm. Reng-i esrar. "Ölümün dört rengi var" diyor yazar ve devam ediyor:
"Evvelâ "kırmızı ölüm" (mevt-i ahmer). Şehvetin ölümü. Hırs ve ihtirasların. Alışkanlıkların (muradât''ın), alışkanlıklardan dolayı oluşmuş yakınlıkların (menusât''ın)...
İkincisi "beyaz ölüm" (mevt-i ebyez). İştahın ölümü. Tokluğun, tıkınmanın. Açlığı tatmanın, açlığın lezzetine kavuşmanın bir diğer adı da "beyaz ölüm". Yemeden içmeden bile bile kesilmenin... özgürlüğün...
Üçüncüsü "yeşil ölüm" (mevt-i ahder). Kıyafetin ölümü. Giyimden kuşamdan uzaklaşma. Libası terketme. Her türlüsünü... Makamdan, mevkiden, rütbe ve ünvanlardan soyunup Hak karşısında çıplak kalmaktır.
Ölümün son rengi siyah ey talib! Çünkü dördüncüsü siyah ölüm (mevt-i esved)...Hira'yı terk etmenin diğer adıdır siyah ölüm. Zaten ölmüş olanın ölümüdür. Hakikate ermiş olanın. Ferdin değil, ferdiyetin ölümü..."
Ve devam ediyor filozof:
"Vasiyetime uy, ne yapıp edip ölümün dört rengiyle de tanış ey talib! İktidardan uzaklaş. İktidarın nimetlerinden. Mülkiyetten. Yaşlanmadan önce ölüme yaklaş. Sevgiliye. Özüne. Şefkatle.
UNUTMA, YAŞAMAK İÇİN ÖLMELİSİN.
İYİ YAŞAMALISIN, İYİ ÖLMELİSİN"