𝟐'nin dişiyi, 𝟑'ün ise erkeği temsil ettiği mitoloji evreninde, bunların birleşimi olan 𝟓 rakamının aşk mefhumunu açığa çıkarması ile 𝟓 üzerinden ilerleyen ve 𝟓 prensin sevda uğruna revan olduğu yolların düşsel ve fantastik masalını tasvir eden Bir Aşk Masalı, her aşkın kendi içerisinde masalsı bir tat barındırdığını gözler önüne sererek, yazar Ahmet Ümit'in deyişi ile "kadınlara yönelik şiddete karşı yazılmış bir insanlık eleştirisi" olarak okurlara arz edilir.
Ücra hanlardan savaşçı kabilelerin çadırlarına; devlerden denizkızlarına; balinalardan devasa yılanlara değin bir hayal perdesini uyandıran masalımız, hayallerimizin ve mantığımızın dışına çıkarak, zihnimizde "Aranan, ruhsal güzellik mi yoksa kendimize ördüğümüz duvarları fark etmek mi?" sualini uyandırır.
İnsanlığın en yüce duygusu olan aşkın doğasına dair bir hikayat olan Bir Aşk Masalı, en kutsal duygunun dahi insanı nasıl zalim bir gardiyana dönüştürdüğünü, bir aşk kenti kurmak ister iken kendi elleri ile bir aşk zindanı yarattığını trajik bir şekilde anlatır iken, "Başkasının hayatını zindana çevirenler, farkında olmadan kendilerini de o duvarların arkasına sokarlar. Çünkü her mahkûmun bir gardiyana ihtiyacı vardır. Asla sevdiğin insanların gardiyanı olma." telkininde bulunarak, her iyinin içinde bir kötü, her insanın içinde ise güçlü bir hükmetme ve sahip olma arzusunun olduğunu gözler önüne serer.