10/10
·31 syf.··
Beğendi
·
2024 152. kitabı
Bu tiyatro metnini okumadan önce 2020 yılında yapılmış dünyaca ünlü yönetmen Pedro Almadovar ve çok sevdiğim bir oyuncu olan Tilda Swinton'un tek başına performe ettiği ve sadece 30 dakikalık bir mono dramatik film olan #insansesi kısa filmini izlemiştim. Bir kez de text olarak okumak istedim. 21. yüzyılın görsel bakışı ile 20. yüzyılın bakışının nasıl olduğunu görmek için.. Bu konuda en keskin fark sanırım teknolojik bakış açısı olmuş. Filmde kadın bir cep telefonu ve kablosuz kulalıkla iletişim kurarken, metinde uzun bir kordonu olan ve bir santral aracılığıyla bağlantıların sağlandığı zamanlarda geçer. Kordon bildiğiniz gibi anne ile bebeğin birbirine bağlı yaşadığı ve ayrılmaz bir his transferi oluşturan önemli bir parçadır. Kadının adama olan tutkusu ve bağlılığı işte bu telefon kordonu ile anlatılmış. Lakin filmde bu bağ kurulamamış. Hatta tiyatro metninin sonunda aynı kordonu boynuna dolayan kadın, metaforik olarak ayrılma fikrini boğularak ölmek olarak hissetmiş. Filmde ise "beni yak, kendini yak, her şeyi yak" sahnesi ile verilmeye çalışılmış. Bana soracak olursanız sembol olarak telefon kablosu nedense daha bir anlamlı geldi bu sahnede Görsel olanla yazılı olanın farklı his tecrübeleri var nede olsa... Bu arada hem filmi hemde oyunun yazılı halini öneririm. He ikisi de gayet iyi İşte oyundan bazı alıntılar : "İnsan istediği kadar şüphe ederek felaketi beklesin. Darbe geldiğinde yinede sırtüstü düşüyor." "Ben paha biçilemez bir saadeti çok pahalıya ödüyorum." "Alo... Alo.. Alo, sesimi işitiyor musun? ... Oysa ben seni yan odadaymışsın gibi duyuyorum. Ne garip değil mi? Bir başkasını duyururken kendi sesini işittiremiyorsun." "Eğer beni sevmemiş olsaydın, şuan telefondaki sesin bir silaha dönüşebilirdi. İz bırakmayan ve gürültü çıkarmadan işini gören bir silah" "Rüya sandığım şeyi yaşıyorum. Buradayım ve yapayalnız. Oysa daha iyi uyuyabilmek için almıştım şu kırmızı ilaçları.. On iki tanesi iş görür sanmıştım. Görmedi..." "Merak etme iyiyim. Ama telefon etmeseydin ölecektim." "İlk gece geçiyor, asıl tahammül sınırlarını zorlayan ikinci gece... " "Birisine körkütük aşık olunca espri yeteneğim uçup gidiyor. En çok güldürmek istedigin insanin yanında komik olamamak çok yazık bir durum." "Biliyor musun? Daha önce sana tesadüf etmemin büyük bir şans olduğunu düşünürdüm. Şimdi karşılaşacak olsak bu, büyük bir talihsizlik olurdu. " "Onlar görünüşe bakarlar, onlara hiç bir şey anlatamazsın, onlar hiç bir şey anlamaz! Alo... Alo.. Sen beni anlıyorsun değil mi?" "Üç gündür sürekli konuşuyormuşum gibi geliyor. Oysa yaptığım sadece telefonunu beklemek... " "Endişelenme benim için, müsterih ol! İnsan kendini iki kez öldüremez." "Bazı hallerde yalan söylemeyi keşke öğrenseydim. Hayır beni yanlış anlama... Sen yalan söyledin demek istemedim. Sadece her şeyin bana daha az inandırıcı gelebileceğini bilirdim diye söylüyorum." "Farketmediğim bir farkındalığım var şimdi. İşte asıl canımı yakan bu... " "Aşkım, sana yalan söyledim. Üç gündür ne dışarı çıktım ne de bir lokma yemek yedim. Evet kendimi acındırmak istiyorum. Kendimi sana yeniden sevdirmek ve yanımda kalmanı sağlamak... Üç gün oldu ve ben senin eşyalarını çoktan ateşe attım. Beni affet. Aslında geri gelmeyeceğini en başından biliyordum."
İnsan SesiJean Cocteau · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 198926 okunma
·
136 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.