Kitaba başlamadan önce puanının bu kadar düşük olmasına çok şaşırmıştım. Şimdiye kadar sekiz tane Livaneli kitabı okudum ve en düşüğü bile 9 puan hak ediyordu. Demek ki kiminin beğenmediği kitapta, kimi bir cevher bulabiliyor.
Arafat’ta Bir Çocuk kitabında olduğu gibi hikayelerine hayran kaldığım, Livaneli'nin bu kadar kısa sayfada bile nasıl bu kadar etkileyici şeyler yazabildiğine şaşırdığım bir kitap oldu bu.
Konstantiniyye Oteli sahibi Ergun Bey'in sekreteri olan Zehra ve büyük oranda sevgilisi Emre kitabın konusu olsa da kısa kısa hikayelerden oluşuyor kitap. Yeni yıl kutlaması için düzenlenen davette oteldeki konukların, çalışanların ve ev sahibinin hayatlarına göz atıyoruz. Kısacık da olsa bu göz atmalar, o kadar farklı ve etkileyici ki. Görüp hayran kaldığımız ya da sevmediğimiz insanların geçmişlerinin / iç dünyalarının hiç de tahmin ettiğimiz gibi olmadığını gösteriyor.
Kitap boyunca harika bir mizahla sırıtarak ya da şaşkınlıkla ağzınız açık okuyorsunuz. Satır aralarında daha önce bilmediğiniz tarihi bilgiler de saklı.
Şimdiden iyi okumalar :)