Hissetmeye başlayan bir adamın hikâyesinde kaçınılmaz olarak okuduğumuz şey: His. Hisler… Upuzun bir romanı bitirmiş gibi oldum bu kısacık içe dönüş öyküsünü sonlandırırken. Belki kendimi onun kadar iyi tanımamam sebebiyle yoruldum, belki tanıyalı epey bir zaman olduğundan, belki benliğimle tanışmaya hazır hissetmediğimden. Belki de hiç bu kadar detaylı düşünmediğimden. Kısası özü, olağanüstü bir geceyi sadece okurken dahi tek bir geceye sığdıramadım… Birkaç olağanüstü sabaha ihtiyacım olduğunu hep hissettim.