·104 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Ekim 2024 00:24 Eylül yazarı Mehmet Rauf, anlatı ustalığını daha önce yayımladığımız "Eski Aşk
Geceleri "kitabındaki öykülerde olduğu gibi, Üç Hikâye kitabındaki öykülerde de gösteriyor. Toplumsal ve bireysel eleştiri kaygısının da sezildiği bu öykülerde, dönemin insanlarının yaşama ve evlilik kurumuna bakışlarının bir panoraması çizilmektedir. Hem hüzünlendiren, hem de meraklandıran ve güzelduyusal bakımdan Cumhuriyet öncesi dönemi öykücülüğünü Cumhuriyet dönemine bağlayan öyküler...
Mehmet Rauf'un üslubu, zamanın düz yazı ustalarından çok daha sadedir. Hikâye, roman, mensur şiir ve tiyatro eserlerinde kişiliğini yansıtan, kahramanlarının varlığında kendi duygu ve düşüncelerini yaşatan bir tutum içerisindedir. Eserlerinde, özellikle roman ve hikâyelerinde kendi yaşadığı ya da yaşamak istediği maceraları dile getirmiştir. Gözleme yeterince önem vermeyen yazar, kahramanlarını olduğu gibi değil,
kendisi nasıl görmek istiyorsa öyle anlatmıştır. Realizmle yetinmeyerek natüralizmi savunmasına karşın aşk tutkusunu romantizmden kurtaramaz. Onun hikâye ve romanlarının odağında aşk duygusu vardır. Roman ve öykülerinde aşk, çoğunlukla hüsranla ve hayal kırıklıklarıyla biter. Bu da dönemin edebiyat atmosferine
uygundur. Dönemin sosyal ve siyasal gelişmelerine kayıtsız kalan yazar tabiat tasvirlerinde ya da dış dünyayı anlatmada başarılı olamayan yazarın insan ruhunun derinliklerine indikçe ve temel psikolojik durumları betimlemeye çalıştığında sanat yeteneğini sergilediği gözlenir. Bunun en iyi ornegi Turk edebiyat tarihine adini yazdiran ilk psikolojik roman " Eylul" adli eseridir.
Üç Hikâye: "İyimser gerçekçilik"in en nitelikli üç örneğidir.