·64 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Şubat 2021 13:19 Kronik Kitap’ın Dünya tarihine damgasını vurmuş komutanları tüm yönleriyle tanıtmaya çalışan “Büyük Komutanlar Serisi”’nin Pier P. Battistelli tarafından yazılan ilk kitabının aktörü Erwin Rommel olmuş. 2021 yılı Ocak ayında basılan 64 sayfalık kitap Barbaros Uzunköprü tarafından tercüme edilmiş. Kitap, Osprey’in standart formatında ve bir çizginin altına düşmeyen kalitesi ile okuyucuya sunulmuş. İçerik bakımından, standart bir bölümlendirme ile “Giriş, Gençlik Yılları, Askerlik Yaşamı, Kader Saati, Rakip Komutanlar, Komutanın Zihninde, Kelimelerde Bir Hayat, Bibliyografya, Sözlük ve Dizin” bölümlerine ayrılmış. Hayatı ve katıldığı savaşlar anlatılırken 5 harita, 3 resim ve çok sayıda fotoğrafa yer verilmiş.
Osprey Yayınevi askeri tarih literatürüne yaptığı katkıları nedeniyle ayrı bir tanıtım yazısı hak edeceğinden, burada değinmeyip, sadece 1969 yılından beri Londra’da faaliyet gösteren, günümüzde 25 ayrı seride, toplamda bugüne kadar 3.500 civarında eser vermiş bir yayınevi olduğunu belirtmek isterim.
Serinin diğer kitaplarında tanıtılan ünlü Alman general ve mareşallerin tersine Rommel’in ailevi geçmişi ve çocukluğu, hayatının ileri aşamalarında göstereceği askeri kariyer hakkında hiç bir ipucu vermiyor. Hatta askeri eğitimi boyunca bile öyle parlak bir öğrenci değilmiş. Bu nedenle ailevi geçmişi ve askeri eğitim hayatına dair çok az bilgiye yer verilmiş.
2. Dünya Savaşı komutanları arasında neredeyse “efsane” niteliği kazanan ünü Rommel’in 1. Dünya Savaşı’ndaki başarılarını haksız yere geri plana atar. Özellikle Romanya ve İtalya cephelerinde komutasındaki dağcı birlikler ile gösterdiği başarılar, onun ülkenin en önemli madalyası olan “Pour le Mèrite”’ ile taltif edilmesini sağlar.
Serinin tüm kitaplarında olduğu gibi bu eserde de "Kader Saati" başlıklı bölümde Rommel’e ün kazandıran taktikleri daha iyi anlayabilmek için, bölümün girişinde General von Moltke’ye atıfta bulunarak “Auftragstaktik” anlayışının ortaya çıkışı ve gelişme nedenleri gayet güzel bir özet halinde derlenmiş. Bu bölümde iki unsur anlaşılır bir özet şeklinde anlatıldıktan sonra, Rommel’in kariyeri Batı Avrupa 1940 , Kuzey Afrika 1941-1942 ve Normandiya 1944 sıralaması ile derlenmiş.
“Hasım Komutanlar” bölümünde ağırlıklı olarak Montgomery ile karşılaştırılması hiç bir askeri tarih meraklısını şaşırtmaz herhalde. Bu bölümü okuduktan sonra veya önce, aynı serinin Kronik kitap tarafından basılan “Montgomery” kitabının aynı bölümün okumanızı tavsiye ederim. Konuya da hakimseniz muhteşem bir “çapraz okuma” değilseniz, daha güzel bir başlangıç fırsatı yakalayamazsınız.
Kitabın “Silahlar Sustuğunda” bölümü aslında bir nevi “Alternatif Tarih” bölümü olabilirdi. Ancak, geride kalan askeri kariyeri irdelenmiş ve Rommel’in 14 Ekim 1944 günü savaş bitmeden, yani silahlar susmadan intihar ettiğini düşününce, bu bölümü bir buruklukla okuyor insan.
Kanımca, bu kitapta en dikkatlice okunması gereken bölüm “Zihninin Derinlikleri” olmuş. Yazar, bir “efsane” olan Rommel’i mümkün olan en objektif biçimde irdelemeye çalışmanın zorluğu ile boğuşmuş. Buna ek olarak, Nasyonal Sosyalizm ile olan duygusal ama aynı zamanda karşılıklı çıkara dayalı ilişkiyi açıklamaya çalışmış. Diğer taraftan, Rommel’in hem kurmay eğitimine hem de Prusya subay sınıfına karşı duyduğu küçümseme hatta suçlama tavrını irdelemiş. Diğer tüm kitaplarda olduğu gibi, kişisel zayıflıkları ve güçlü yanları, psikolojik bir değerlendirme tarzında, bu bölümde bir kere daha topluca tekrarlanmış. Özellikle bu bölümün Rommel hayranlarını üzeceğini de vurgulamam gerekir.
Barbaros Uzunköprü'nün tercümelerini askeri tarih kitabı okuyan herkes bildiğinden artık değinmiyorum. Her askeri tarih meraklısının ve özellikle Rommel hayranlarının kütüphanesinde bulunması gereken bir eser…