Ne zaman suç içlemiş birini görsem ya da yalnız bırakılmış bir çocuğun başını okşasam ben de herkes ana baba olmamalı diye içimden geçiririm. Kitapta yazar bunu daha da derinleştirip her aklına esen ha deyince evlenemezse, evliliğin de şartları olursa nasıl bir toplum oluru hayal etmiş ve ortaya keyifli bir roman çıkmış.
Yazar evliliğe kısıtlama getirilip getirilmemesi konusunda taraf olmadan olayı okuyucuya sunmaya çalışmış, bu noktayı çok beğendim. Kitabın sonunda da dolaylı yoldan size soruyor. Evlilik ehliyeti konsepti zorunlu bir şekilde olmalı mı diye. Benim oyum evetten yana olurdu.