Puşkin’in nasıl bir şair olduğundan ziyade bu şiir kitabındaki şiirlerinin teması ve şiirlerinde bulduğum şeyler hakkında konuşacağım.
Öncelikle kitabı gerçekten hızla bitirdim. Bazı şiirler hariç çoğu şiirini sevdim ve alıntılamak istediğim bir sürü kısmı oldu şiirlerinin. Ölüm temasını sıkça görmek beni bir noktada mutlu etti. Hem kendime daha yakın hissettiğim bir şair oldu hem de yaşam telaşının içinde ölümün varlığını, gerçekliğini hatırlamak iyi oluyor zannımca.
Bazı şiirlerinde eleştirmelerin ve öğütlerin olması da bence kitaba ayrı bir hava katmış. Tek düze bir temadan ziyade tüm yaşamı birkaç tema üzerinden ele almış gibi şiirlerinde.. Kendisinin kalemi oldukça hoşuma gitti mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
…
Seviyordum sizi: ve bu aşk belki
İçimde sönmedi bütünüyle;
Fakat üzmesin sizi artık bu sevgi
İstemem üzülmenizi hiçbir şeyle.
Sessizce, umutsuzca seviyordum sizi,
Kah ürkeklik, kah kıskançlıkla üzgün;
Bu öyle içten, öyle candan bir sevgiydi ki,
Dilerim bir başkasınca da böyle sevilin.
…
İnkarcı ruh, kuşkucu ruh,
Bakıyordu lekesiz ruha
Ve istem dışı sıcaklığını duygululuğun
İlk kez duydu içinde, bulanıkça.
"Elveda,"dedi,"seni gördüm,
Ve sen boşuna parlamadın bana:
Göklerde her şeyden nefret etmedim,
Ve her şeyi hor görmedim dünyada."
…
Üzerine konuşmak istediğim bir sürü dörtlüğü, şiiri var ama genel olarak tema açısından bahsettiğim her şeyi alıntılamaya çalıştım.
Ayrıca insanın kendi arayışına dair bir şeyler bulduğu bu dizelerde en son alıntıladığım kısım biraz hayattaki varlığımı anlamlandırdığım ya da olmasını istediğim kişinin bir özelliği gibi.. “Ve dolaşarak karada ve denizde, Tutuştur sözlerinle insan yüreklerini”
Puşkin’in dediğini kendime uyarlamam gerekirse eğer; Şiirlerimle dolaşarak karada, denizde ve hatta havada tutuşturmak isterdim insanların yüreklerini… :”)