Selam. Eylül ayında okuduğum son kitap Ali Lidar'ın Olmamış Kahraman Emeklisi adlı şiir kitabı oldu
Tam da uzun zaman sonra İstanbul'a yolum düşmüşken bu şiir kitabını okumak çok güzel bir tevafuk oldu. Şiirlerin bir kısmı İstanbula atıflar, isyanlar ve özlemle bahsediliyor. Bu tarz şiirlerin gerçek hayatla doğrudan temasının haykırılışının samimiyet oranında daha etkili olduğunu düşünüyorum
Hayat, aşk, şarkılar ve insana dair olguları, yoğun duygularla bize aktarıyor şair
Bir sonraki şiirlerini de listeme ekledim Naçizane tavsiyemdir
#heraybirşiirbirromanokuyoruz
Sena KaracaBilge DemirciFatma Kazankaya
#kitapalıntıları
yanı başlarından her gün
bir dağ devrile devrile
geçer gider de
fark etmezler
İsmail bir hayalet gibi
yürür gider de aralarından
görmezler
İsmail dışarda hep içinden yaşar
içinden dışına doğru anlamaya çalışır dünyayı
beceremez, çaresiz
Allah'a havale eder
az mitoloji bilseydi
Sisifos'un yaşamına benzetirdi yaşamı
ama İsmail mitoloji de bilmez
iki uyku arasına yaşamak belasını
sıkıştırır da İsmail
bazen uykusu gelmez
artık gelen de birdi İsmail için giden de bir
varlık da bir İsmail için yokluk da bir
gitmek de bir İsmail için kalmak da bir
uykuları hariç her şey bir
artık yeter
ayrı ayrı kaybettik
hep
beraber
üzüleceğiz
ve beraber
kaldıracağız
cenazelerimizi
tamam!
fena yağmurlarda ıslanmış iki su sersemiyiz
şuyuumuzun vukuumuzdan beter şahit bak Galata Kulesi
ben kara çocuğuydum oysa ne anlardım yakamozdan
ne bilirdim denizi, maviyi, Haliç'i
kapılıp lodosuna topraklarımdan kopup
denizin ve teninin tuzuyla sıvandım
ben yalnız sana değil koca bir şehre aldandım
şimdi bu kadar saçmalığın üstüne
aldanmışlığın aldatmışlığın aldatılmışlığın üstüne
söyle bizi kim anlayacak?
kim anlayacak bizi?
bizi kim anlayacak?
tamam istiyorsan unut beni
geriye kalanlarımı hatırla!
yoruldum diye diye aha da buraya kuruldum
yorul yorul nereye kadar dedi martıların
yorul yorul nereye kadar
yorulamayacağım yere kadar
şştt İstanbul
bana da kıyıcığında bir yer ver