Bu kitap bir film olsaydı muhtemelen izlerken uyuyakalırdım. 288 sayfalık kitabın 287 sayfası boyunca bir yerde seveceğim bir şey çıkar umuduyla okudum ama yok; ne karakterler ne kurgu ne üslup çekti beni.
Kitabın arkasında yazdığı gibi “babası öldürülen Nathan Winer, romanın kötüsü Hardin ve olan biteni gören Oliver’ın hikayesi”. Hakikaten bunun haricinde hiçbir şey vadetmiyor kitap. Ki bana kalırsa arkada yazılanlar kitaptan daha coşkulu. Bazen arka planda o döneme dair göndermeler olur onları da yakalayamadım. Dümdüz bir ova gibiydi kitap “benim için”.
Belki bende ruh halimden kaynaklanan bi olumsuzluk vardır bilemiyorum sadece kitap boyunca ben ne okuyorum sorusunun kancasında sallanıp durdum.