YARIM KALAN
SONGÜL KARAKOÇ BÜYÜKTAŞ
İnsan nasıl yarım kalır? Kendi seçmediği bir hayatı yaşayarak, kördüğüm olmuş duygularının içinde kaybolarak,çocukluğundan gelen travmaların açtığı boşluklarda sıkışarak...
Sevgisiz,aidiyetsiz, ve yaşamın kıyısında hiç bilmediği geçmişiyle yüzleşerek ...
Çiçek'le birlikte köyden kente uzanan etnik kimlikleri nedeniyle dışlanan bir ailenin hayat hikayesine ortak olacağız.Oradan oraya savrulan hayatları,aldıkları yaraları,kayıpları,yaşadıkları zorlukları,12 eylül dönemi,Abdi İpekçi suikasti, Madımak Oteli yangını, Maraş Olayları, Gezi, Ankara Gar Katliamı gibi insanda derin izler bırakan olayları okuyoruz.
Dönüp baktığımızda anlıyoruz ki esas sırtlandığımız yük; çaresizlik. Omuzlarımız taşıyamayacağımız kadar ağır yükler altında ezilmiş.Acılar onlarca yaş aldırmış,saçlar beyazlamış,gözlerin feri gitmiş. Nice hayatlar ,nice umutlar ,nice hayaller yarım kalmış. Mutlu olamadık birçoğumuz tıpkı Çiçek gibi. Bölük pörçük yaşanmış hayatlarımızda bir biz olamadık . Aradığımız cevapları ya bulamadık ya da görmezden geldik. Hırslarımıza,çıkarlarımıza,egolarımıza yenildik. Yanlış yerde yanlış zamanda kaybolduk. Oysa ki mutlu olmak hiç zor değildi .
Bir olmak biz olmak dileğiyle Çiçek'ler hiç solmasın...
Kıymetli yazarım @songulkarakocbuyuktas
kalemine yüreğine sağlık.
"İnsan ne kadar büyürse büyüsün çocukluk izleri hep derin bir köşede saklı kalırmış. Üzerine beton dökmeye çalışsan dahi o bir yerden mutlaka çıkarmış, derler."
" Neden hep kötüler kazanıyor; neden hayata başka bir pencereden bakmaya çalışanlara, sırf kendileri gibi düşünmeyenlere yaşam alanı bırakılmıyor. Cevabı bulunamayan sorulardı işte bunlar."
"Biz her şeyi kıyısında yaşadık. Yaşamın kıyısında geçiyor ömrümüz, ne denizlere açıldık, ne de limanlara demir alabildik, hep tutarsızlık, hep acı gözyaşı."...