Tarihi roman okumayı çok seven birisi olarak Gönül Hanım’ın konusu ilgimi epey bir çekti. Tatar, Macar ve Türk gençlerinden oluşan 4 kişilik arkadaş grubunun her birinin ortak tarihi olan Orhun kitabelerini araştırmak istemesiyle başlayan seyahati ve bu seyahat boyunca Tolun bey ve Gönül Hanım arasında geçen aşka yer verilmektedir. Yazarın gerek yol boyunca mola verdikleri yerleri gerek de Moğolistan’a vardıklarında gördüklerini ve şehrin önemli unsurlarını tasvir etmesini sevdim. Eleştiri olarak da şunları söyleyebilirim ki; yazarımızın Türk ve turan bilincini okuyucuya çok hissettirerek yansıtmasıdır. Yani uzun bir tren seyahati sırasında karakterlerin tek konuştukları konunun turan birliği olması ve bunu bi kısım boyunca taklit etmesi aynı zamanda yeni gittikleri türk ve Müslüman olmayan ülkelerdeki insanların kültürlerini eleştirerek anlatması benim hoşuma gitmedi. Yine de karakterlerin Orhun kitabeleri için yol boyunca heyecanlanması, bunu kendilerine büyük bir görev edinmeleri ve Gönül hanımla Tolun beyin arasındaki masum sevgi çok hoşuma gitti. Kısaca bu kitabı okuduktan sonra içimde orta Asya’ya seyahat edip tarihi değerlerimizi yerinde görme fikri doğmaya başladı yani sırf bu yüzden bile bu kitabı tavsiye ediyorum.