ZORUNLU EDİLGENLİK
6/10
·245 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
·
139 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2024 23:19
Şimdi biz neredeyiz biliyor musun? Kişinin bir yanının diğer yanına karşı cephe aldığı bir iç savaşın ortasındayız. Derinlere doğru yapılan gönüllü inişler artık sona ermiştir. Yasaklanmış itkilerin yarattığı korkuların eyleme geçirdiği savunma mekanizmaları, ayrım yapmadan bu savaşın içine itiyor bizi. Kesin sınırları olmayan bu koordinatları, özel bir çaba göstermeden, çevremize neşe saçarak koruyabilir miyiz, en doğalından? Rağmen yani? Kitlelerin pratik hedeflerine toslamamıza rağmen, evet? İyi yaşam nedir? İyi insan nedir? İnsanlara iyi bir yaşamı arzulamak ve seçmek nasıl öğretilebilir? Çocuklar sağlıklı yetişkinler olma yolunda nasıl eğitilmelidir? gibi... İyi seçimler ve kötü seçimler yapan iki ayrı insan tipi varsa bile bu tip davranışların gizli nedenlerine saygı göstermemiz gerektiğini tam olarak öğrenebilir miyiz, ne dersiniz? Belki. Bakın neyi denemişler; Beslenme alışkanlıklarını seçme konusunda özgür bırakılan tavukların kendileri için iyi olanı seçme yetenekleri gözlemlemişler, daha iyi seçim yapan tip, yapmayana göre daha güçlü, cüsseli ve baskın olmaya başlamış, yani her şeyden en iyi şekilde yararlanmış. İyi seçim yapan tipin beslenme alışkanlıkları, zayıf olan tipe uygulandığında onların da daha güçlü, cüsseli ve baskın olmaya başladıkları, ancak asla iyi seçim yapabilen tipin düzeyine ulaşamadıkları gözlenmiş. Konumuz tavuklarla ilgili olmayabilir ancak seçimlerimizi kendi irademizle yaptığımızda/yapmadığımızda benzer sonuçlar elde edeceğimiz kesin. Kültürün aptallıklarını ve kusurlarını bir yana koyarsak eğer, Uzun vadede neyin iyi olacağını bize yalnızca sağlıklı insanların seçimleri, hazları ve yargıları söyleyebilir. Ve... Aslında, insan öyle bir yapıdadır ki sürekli olarak varlığın daha çok tamamlanmasına yönelir. Bu, genel anlamda, iyi değerlere, dinginlik, incelik, yüreklilik, dürüstlük, sevgi, bencil olmama ve iyi olmaya yönelik bir istençtir. Alın size Hümanist Psikoloji. Üstüne iki yumurta kırın ve afiyetle yiyin:) Sonuçta sadece bilim adamları değil herkes, "türün kusursuz, olgun ya da parlak bir örneğini" aramaktadır, değil mi? Öyle olmayı istemek, öyle olmaya çabalamak da değneğin diğer ucu. Yalnızca sağlıklı insanlar düzenli şekilde kendileri ve başkaları için iyi olanın peşinde koşar. Başkalarını kendi amaçları uğruna 'araç' haline getirenlerin ise Allah belasını versin ne diyeyim:)) İnsanlık insanın içine döküldüğü bir kalıp değildir, diyor, Maslow. İnsan kurallara sığmaz! Güçlü olmak için bir engellenmek dayanıklılığına sahip olmamız kaçınılmazdır ancak bu engellenmeler katlanabileceğimizden daha ağırsa bizi ezer ve yararlı olmaktan çok tehlikeli olmaya başlarlar. İnsanın salt fizyolojik değil gerçek psikolojik gereksinimleri de içsel yapısının bir parçasıdır. Dış gerçeklik ve iç dünyamız arasında gidip gelmek de bizim elimizdedir. Ama, insan istediği zaman ayrılamıyorsa her iki dünya da bir kenar mahalledir. Sokak raconu kanka: Engele engel, takibe takip yasası, di mi ya! Hedef yönelimli, güdülenmiş, başa çıkan, çabalayan, amaçlı eylemler içinde olan var mı aranızda, kaç kişisiniz? Yoksa saldık mı, akışta mıyız, alooo? Kişinin sorun yaşaması gerekiyorken yaşamaması da bir hastalık belirtisi olabilir diyor Psikoloji. Yazalım bunu da bir kenara. Bulunsun. Yoksun kaldığımız şeyler, uğruna ölmeye değmeyecek şeylere dönüşmüş. Geçiş toplumu diyorlar bize, bir şeyler uğruna ölme isteği kalmamış bireyler toplamı... Değerlere ihtiyaç duyan birileri var tabii hâlâ ama fazla ömürleri kalmadı yani, onlar da az zaman sonra ölürler. Hayat kısa. Çocuksu bir gözle bakarsanız, sinirlenmeden okuyabilirsiniz bu cümleleri. Tavandaki rengarenk balonları sayın, eğer kızgınsanız. Kaç kişi kafasını kaldırıp tavana baktı? Hiç biriniz! Hepiniz ne kadar da çok büyümüşsünüz, aferin size, gerçekçi yetişkinler! O zaman... Biz şimdi neyiz biliyor musun? Doğru seçimi yapmaya zorlanan tavuklar... İyileşmek için can atarken iyileşme sürecini uzatanlar... Başkaları için zerre kaygılanmayan, Edilgen tavuklar... Ancak oluruna bıraktığında tam anlamıyla algılayabiliriz: Neyi mi: tavuk olmadığımızı. Ben bu kadar cümleyi tavuklar için kurmadım di mi:) Umarım. Varlık ve Oluş arasında haz verici bir süreç olarak görebilirsek eğer; yaşamak, her zaman dağın doruklarında bir deneyim olmasa da eteklerindeki bir doruk olabilir. Çünkü insan, aynı anda hem olduğu hem de olmak istediğidir. Bu zorunluluğa yaşam mı diyeceğiz yoksa ölüme karşı bir savunma mekanizması mı? Tavanda kaç balon var? Hangi renkler? En beğendiğin hangisi? Hadi, patlat hepsini! Yani eyleme geç! İşte bu kitapta bunu anlatıyor Maslow. "Tüm hayat felsefem ve araştırmalarım, teorilerim köklerini annemin bana yaptıklarına karşı duyduğum tiksinti ve nefretten almıştır" diyecek kadar mutsuz ve sorunlu bir çocukluk geçiren Maslow hem de. Biraz ders kitabı tadında ama gider ya, okuyun bence. Dip not: Joker 2'ye gitmeyin. Birincisi kadar güzel değil ama Joaquin Phoenix seviyorsanız, katlanılabilir. Arıza tipler hayata karşı cesaretimizi arttırabilir, Dozunda ve bazen olmak koşuluyla tabii. Hepimiz doğru tarafta olduğumuzdan emin olduktan sonra azıcık kafamızın karışmasının da bir sakıncası yok kanımca, hafif terso sorgu da gerekli bazen, ne olmadığımıza dair. Ne olduğumuzdan emin olmayalım isterim bazen. Ben. Kendi adıma. Ezber bozmak. Kendi ezberinizi bozun işte. Bazen. Dozunda. Tamam, kaçtım ben. Sabah okul var. İnsan Olmanın Psikolojisi Abraham Maslow
1000Kitap
İnsan Olmanın PsikolojisiAbraham Maslow · Kuraldışı Yayıncılık · 20201,060 okunma
··
1 +1'leme
·
610 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bazı tebessümlerin bir serüveni vardır, bu yüzden seyrek uyanırlar, hiç görmediğimiz zamanlara gidip, orada anlık nefesler almak gibi... Okumadığım diğer incelemelerine dalmışım, bir süre buralardayım :)) Bazı insanların ruhunu okuyoruz cümlelerinde ve bu bana çok mucizevi geliyor, belki de bizi hâlâ buralarda tutan şey budur. İnsan ruhunun mucizevi doğası, bize özlediğimiz kokuları getiriyor... Özlem hocam doğallığın ve içine doğru yürüme konusundaki kararlılığın bana ümit veriyor. Bunu hiçbirimiz başaramıyoruz. B12'sini içmeyi 'unutmuş' hastalar gibiyiz :) Bana sık sık bunu anımsatıyor cümlelerin. Okuduklarımıza ne kadar eşlik edebiliyoruz, eşiğinden içeriye girebiliyor muyuz? Üzerine düşün bunların, düşün bakalım neler çıkacak derken buluyorum kendimi 😅 Toplumun ve kendi savunma sisteminin dayatmalarına direnç gösterebilen, herkesin bir çırpıda tükettiği anlara hâlâ hayranlık duyabilen, şükredebilen, ihtiyaçlarından çok, daha ilerisini görebilmenin peşine düşen, belirsizlikleri kucaklayan, kusurları sahiplenen, en sıkıcı yükümlülükleri bile keyifli bir aktiviteye çevirebilen.. Yani Maslow'un kendini gerçekleştirme kriterlerine biraz yakın durabilen o güçlü insanlardan olabilmek dileğiyle... 🌿🌹 Balonları sayarken kahvemi taşırdım sanırım😅😍
Özlem
Gönderi Sahibi
Eylül Türk Vladimir ve Estragon:)) 🎈🌍🍀🤎