Temür Alp ise eski Türk geleneğini sürdürerek soy ve devlet bilgisini hafızasında tutar, sorana hiç saklamadan olup bitenleri anlatırdı. Çok diyarlar dolaşmış, yukarı illerden Yesevi kapısına kadar gitmiş, zihinlerin almayacağı kadar hikayeler dinlemiş, öğrenmiş, anlatmış bir Türkmen kocasıydı. İlk rastladığı kişiye mutlaka "Doğruluk mu daha büyük meziyettir, yoksa yiğitlik mi?" diye sorar, cevap ne olursa olsun, "Bütün insanlar doğru olsaydı yiğitliğe lüzum kalmazdı!" derdi. Onu herkes saygıyla dinler, bilmediği şeyleri ona sorardı.