Mustafa Kutlu ‘nun okuduğum ilk kitabıydı. Son da olmayacak inşallah.
İçeriği, zamanında yani gençlik yıllarında dava adamı olan şuurlu kişilerin, zamanla ne hale geldiklerini, makam-mevki ve dünya meşgalelerine nasıl dalıp davayı unuttuklarını anlatıyor. Aradaki dağlar kadar farkı görüyorsunuz ve dava adamı olan şahsiyetlerin güzelliklerini ve günümüzde olmadıklarını da görüyor ve üzülüyorsunuz. Siz de rehavete kapıldıysanız eğer, aynı kitaptaki şahsiyetler gibi, dünya ve paraya tamah eder duruma doğru gidiyorsanız, aklınızı başınıza getirebilecek sizi silkeleyip “istikamette ol, kendine gel” diyecek bir kitap. Eksikleri vardı tabi kitap dizaynı, geçişleri gibi ama önemli değil. Konusu gayet güzeldi. Tavsiye ederim.