VAROLMANIN SANCILARI
Puan vermedi·184 syf.··
2024 22. kitabı
Orhan Pamuk’un ‘Yeni Hayat’ kitabı dillere pelesenk olan “Bir kitap okudum, hayatım değişti” cümlesiyle başlar. Ben de Engin Geçtan kitapları okumaya başladım, hayatım değişti. Malum toplum olarak psikolojik durumumuz pek hayra alamet değil, hergün cinnet geçiren bir canavarın çevresine şiddet, ölüm saçtığı haberini okuyoruz bir de bu karamsar tabloya bireysel psikolojik sıkıntılar eklenince içinden çıkılmaz buhranlı bir ruh haline gark oluyoruz. Puslu, sisli, simsiyah bir gecede umutsuzlukla umudun ışığını arıyoruz. Bu ruh hali ile kıvrandığım bir dönemde ben ışığı Engin Geçtan kitaplarında buldum. İnsan Olmanın sancılarının devasının bulunduğunu bilmek içime su serpti. Öncelikle kendimi sorguladım; mutsuzluğumun, umutsuzluğumun ve bunlara bağlı olarak öfkemin kaynaklarını anlamaya çalıştım. Bugüne kadar yaşadığım birçok olumsuz durumda çevremi suçladım ama anladım ki bana yapılan her kötücül davranışa, ben izin verdiğim ve göz yumduğum için maruz kalmışım hatta bu maduriyetimle kendime acıyıp çevremi suçlamak bana korunaklı hatta yüceltilmiş bir konfor alanı sağlamış. Savaşmak yerine mağduru oynamak toplum tarafından da ‘sabırlı, yüce gönüllü ve saygılı’ birey görülmenin anahtarı olduğundan savaşacak cesareti hiç gösterememişim. Başıma gelen büyük felakete anlam ararken kendi zihnimde, ruhumda kaybolmuşum. Bu kitaplarla güzergahı psikolojik çözümlemeler örülü, menzili ‘kendim’ olan bir yolculuğa çıktım. Yolda kendimle yaptığım yüzleşmeler, hesaplaşmalar canımı acıtsa da azimle yürümeye devam ettim. Bir yere varabildim mi? Pek sayılmaz ama epeyce yol kat ettim. Ayrıca Engin Geçtan’ın ‘İnsan Olmak’ kitabı günümüz moda davranış biçimi ‘empati’ üzerine beni çok düşündürdü. ‘Empati’ kavramının içinin ne kadar boşaltıldığının farkına vardım. Çevremde gördüğüm istemsizce yargıladığım insanların eleştirdiğim davranışlarının altında yatan nedenleri düşündükçe bulduğum cevaplar beni daha anlayışlı bir insan haline dönüştürdü. Cevremdeki insanlara karşı kin, nefret, öfke gibi duygularım azaldı. Kimse annesinin karnından kötü bir insan olarak doğmuyor değil mi? Genlerimizle getirdiğimiz özelliklerimiz, aile içi etkileşimimiz ve son olarak çevreyle kurduğumuz iletişim bizim kişiliğimizin çekirdeğini oluşturuyor. Bu çekirdeğe güneş gibi sıcacık sevgi vermezsek, toprak gibi kucaklayan, koruyan ilgi göstermezsek, cansuyu gibi elzem saygı duymazsak bu saf çekirdek nasıl nazlı bir fidana dönüşüp dal budak verir, köklerini güçlü bir şekilde salıp nasıl sağlıklı meyveler verebilir ki? Her birimizin ruhuna yaralar bereler nakşolmuş, birbirimize göstereceğimiz hoşgörü,anlayış ve psikolojik destekle bu yaraları iyileştirebiliriz. Belki yaraların izi kalır ama her bir iz de yaşanmış tecrübeden edilmiş bir dersin nişanesi sayıldığı için yanımıza kâr kalmaz mı? Engin Geçtan’ın ‘İnsan Olmak’ kitabına yine yazara ait ‘Psikanaliz ve Sonrası’ kitabını okuduktan sonra başlamak çok doğru bir karar olmuş aslında bunu bilinçli yapmamıştım bir yazara ait külliyatı okurken genellikle zor olandan mutat olanın aksine başlamayı severim. ‘Psikanaliz ve Sonrası’ kitabında daha akademik bir dil seçilmiş, bu detaylı ve bilimsel anlatım yalnızca psikiyatriye sağlam bir giriş yapmak isteyenlere hitap edebilir. Yazarın ‘İnsan Olmak’ kitabı ise genele hitap edebilecek, ‘Psikanaliz ve Sonrası’ kitabının bilimsel terimlerden arındırılmış, yalın hali olarak özetleyebiliriz. ‘Psikanaliz ve Sonrası’ kitabında Freud'un temelini attığı klasik psikanaliz, Alfred Adler'in kurucusu olduğu bireysel psikoloji, Jung'un analitik psikoloji kuramı, Otto Rank'ın doğum travması ve ayrılık anksiyetesi kuramı, Karen Horney'ın bütüncül yaklaşım kuramı, Dullivan'ın ilişkiler kuramı, hümanist yaklaşımın babası Erich Fromm ve son olarak varoluşçu filozof Martin Heidegger'den etkilenen psikiyatrlar Binswanger ve Boss'un kurucusu olduğu varoluşçu psikiyatrik yaklaşımı ana hatları ile öğrendikten sonra ‘İnsan Olmak’ kitabı daha derin bir anlam kazanıyor. Aksi halde psikolojiye giriş ön bilgi edinmeden yapılacak bir okumanın oldukça sığ kalacağını düşünüyorum. Binaenaleyh ne kadar emek o kadar ekmek düsturundan hareketle bilinçli ve anlamlı bir okuma yapabilmek için psikoloji yolculuğunda daha çok okuma yapmak gerekiyor.
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,5bin okunma
·
104 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.