Bu yazım tam olarak bir inceleme değildir. Biraz uzun ama tatlı bir sonu var. Sabır rica ediyorum. Şimdiden teşekkür ederim.
Nusret ÇAM Hz. Adem ile Havva'nın cennetten çıkarılması ile ilgili olarak dikkat çekici yorumlarda bulunuyor. Hz. Adem ile Havva'nın birbirlerinin güzelliklerinden cennetten "çıkarılmayı" göze alacak kadar etkilendiklerini, o bu düzeyde bilinçli ve derin bir ilişkiye sahip olduklarını iddia ediyor. Devamını şöyle nakledeyim: "Yasak meyve"nin nasıl tevil edilirse edilsin beşerî güzelliğin cezbettiği sevginin tecessüm etmiş halinden başka bir şey olamaz., Allah'ın Hz. Adem ile Havva'yı cennetten dünyaya indirmesinin sebebi bu iki cinsin gönül ilişkisi değil, Allah'ın aksi yöndeki emrine rağmen, ayıp yerlerinin görülmesine sebep olan bedensel ilişkinin, Rabbin izni beklenmeden, yani bir bakıma nikâh akdi olmadan icra edilmesidir. Ayette sözü edilen "ayıp yerlerin görülmesi" bu ilişkinin bedensel boyutuna işaret etmektedir."
Ben bu ifadelerden biraz rahatsız oldum açıkçası. Bir peygamber için neredeyse zina iddiasını okumuş olmanın hicabını duydum. Evet insanın içinde olan hislerin açılımlanmasında mahrem bölgelere temas etmek istemiş hoca, ama içimde duyduğum keder, heyecanın bir adım önünde kaldı itiraf edeyim.
Yine Hz. Yusuf'un aşkından bahsettiği bölüm de içimde bir rahatsızlık oluşturdu. Hz. Yusuf ile Züleyha ismiyle maruf emirin hanımı arasındaki bir aşktan bahsediyordu bu bölümde hoca. Ben hep Züleyha'nın aşka meftun olduğunu, başbaşa kaldıklarında ise Kur'an'ın beyanıyla Hz. Yusuf un kadına meylettiğini ancak Rabbi'nin burhamyla bu işten kaçındığına inanıyorum. Kitaptan aynen alıntılıyorum: "Kur'an'da ayrıntılı olarak anlatılan bu olayda Züleyha'nın Yusuf'un güzelliğine âşık olduğu, kadının bu şiddetli arzusu karşısında Yusufun bütün karşı durmasına rağmen kayıtsız kalamadığı, fakat günah işlemekten ancak Allah'ın inayeti kurtulduğu anlaşılmaktadır. Yani Yusuf Züleyha'nın aşkını reddetmemiş, fakat ihlası ve iadesi bu evli kadına karşı günah işlemesine mâni olmuştur. Çünkü onun Züleyha'ya olan meyli aşk boyutunu geçmemiş ve tutku boyutuna erişmemiş böylece akıl dışı ve ahlak dışı bir ilişkiye girmemiştir. Yazının sonunda benim tam olarak anlamlandıramadığım bir yargıya ulaşmış yazar. "Bu olayda Züleyha beşeri aşktan ilahi aşka erişirken, Hz. Yusuf da ilahi aşktan saf ve temiz bir beşeri aşka erişiyordu. Ne yazık ki konuya bu açıdan hiç bakılmamıştır."
Yine Hz. Musa'nın Aşkı olarak isimlendirdiği bölümde bana ilginç gelen ifadelere rastladım. Hz. Musa Mısır'dan ayrılıp da Medven'e gittiğinde bir suyun başında durmuştu hatırlanacak olursa Kasas suresi 23, 24, 25 ve 26. Ayetler Hamdi Yazır'ın orijinal mealinde şu şekilde anlatılıyor orada yaşananlar: "Ve vakta ki Medven suyuna varınca, üzerinde bir küme insan buldu suluyorlar. ötelerinde de ii dişi ehli buldu sakınıp duruyorlar, derdiniz nedir? "Biz çobanlar çekip gitmeyince sulamayyız ve bizim babamız büyük bir pirdir" dediler. Bunun üzerine ikisine de sulayıverdi, sonra gölgeye çekildi de "Ya Rabbi! Ben cidden bana indirdiğin hayırdan dolayı fakirim. Derken o ikinin biri edeb ü haya üzere yürüyere ona geldi, "baban seni da'vet ediyor bize su çekiverdiğin ecrini sana ödeme için" dedi bunun üzerine varıp ona kıssayı anlatınca, korkma, dedi, kurtuldun o kavimden, o zalimlerden. O ikinin biri babacığım dedi onu ecir tut, çünkü tuttuğun ecirlerin en hayırlısı kaviyy, emin adam."
Hoca Hz. Musa ile "ikinin biri olarak anlatılan kız arasında bir aşkın alevlendiğinden bahsediyor. Hz. Musa'nın "senden gelecek her hayra muhtacım" şeklinde meallendirilen duasında bu kızın da yer aldığını düşünüyor yazar. İster frekans deyin buna ister elektrik almak Kızın Hz. Musa'nın yanına gelişinde "ale's stihayain" ifadesi mahza "haya dan bahsediyor. Bu haya ifadesinin içinde aşk ateşi var mıdır? Neden olmasın. Hävä aşkı güzelleştirmez mi? Daha sonrasında yine aytu kız babasına Hz. Musa'nın ücret karşılığında işleri görmesi konusunda teklifte bulunuyor. Bu teklif cümlesinde Hz. Musa'yı güçlü ve emin olarak nitelendiriyor. Büyük iki sermaye: güç ve emin olmak. Burada bir aşk hikayesinin en veciz halini görüyoruz sanki. Hz. Musa'nın ettiği duanın karşılığı o kız oluyor. Biz kızın ettiği duadan doğrudan haberdar değiliz ancak babasına sunduğu tekliften anlıyoruz ki kızın da bir duası var. Ve sekiz sene duasının karşılığı olarak çalışıyor Hz. Musa ve o kız hayatının geride kalanını bir peygamber eşi olmanın ağır yükünü deruhte ederek müstecab duanın bedelini.
Kur'an'daki kıssalarda gerçekten inanılmaz detaylar var. İnsan vakit ayırıp da üzerinde kafa yorunca ne güzel bir yolculuğa çıkıyor.