Nasıl da tanıdık bir konu. Neredeyse günümüzde, dünyada ve ülkemizde kişilik bozukluğu ve sapkın ruh haline sahip insanlara rastlamak mümkün.
Kitapta Fırtına’dan atıflar bulunduğundan öncesinde onu okudum.
“Onu asla iyileştiremem. Çünkü hastalığı benim.”
Kitap içine kapanık, özgüvensiz, toplumda hiçbir yer edinememiş; kendince aşık olduğunu düşündüğü ama aslında saplantılı ruh haline sahip bir adamın genç bir kıza yaptıklarını konu ediniyor.
Frederick, güzel ve çalışkan sanat öğrencisi Miranda’ya ilgi duymaya başlar. Onu izler takip eder. Gözlerden uzak bir yerden ev satın alır ve genç kızı kaçırarak evin mahzenine hapseder.
Okurken Miranda kadar çaresiz hissettim. Mahzende onun nefes alamayışı kadar nefessiz kaldım. Frederick’e yalandan da olsa teslimiyetlerini, kurtulmak için her umut ışığında mücadelesini heyecanla okudum.