Gönderi

Nermin Yıldırım hayranlığımı nirvanaya taşıyan kitap...
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2024 21:40
"Ev dediğiniz dört duvar değil ki, orada sizi sevecek, saracak biri..." Siz bulabildiniz mi evinizi? Dört duvar arasında yıllar geçerken, ne kadar evinizde hissettiniz kendinizi? Evini bulan şanslılardan mıydınız, yoksa Sabahattin Ali'nin dediği gibi "Gerçekte hep yalnızdım, hiçbir yerde kendimi evimde hissetmedim." diyenlerden miydiniz? Ev dediğimiz nedir ki? "İnsanın evi karnının doyduğu, kalbinin olduğu yerdedir." diyen Orhan Pamuk, "Bir ev; sokak, şehir ya da tuğla ve harç gibi yapay şeyler değildir. Ev insanın ailesinin olduğu yerdir." diyen John Boyne yanılıyor olamazlar değil mi? Bir yere Ev'im diyebilmek için sarılıp sarmalandığın, beraber gülüp beraber ağlayabildiğin, varlığı yokluğu paylaştığın bir ailen olmalı. Büyükken her ne kadar buna duyulan ihtiyaç azalsa da gerçek bir 'Ev' çocuk için temel ihtiyaçtır. Eksikliğinin açtığı yaralar yıllar sonra bile kapanmayan, muzdaribini yollara düşüren ve bitmeyen bir arayıştır 'Ev' arayışı... Bu kitapta Seher, arkadaşı Ogo ile İspanya'daki, Camino de Santiago'ya yürüyerek gidiyordur. Hristiyanlıkta hac yolculuğu olarak kabul edilen bu yorucu yolculukta sadece mekanda yolculuk değil, zamanda yolculuk da vardır. Bu gerçek anlamda bir zaman yolculuğu değil, zihnen geçmişe dönüşler şeklinde bir yolculuk. Seher yürüyüş sırasında aldığı evsiz geçen çocukluğunu, aldığı terapileri hatırlar. Seher'in çocukluğundan itibaren bir yere ait olamayışının bugününe nasıl yansıdığını görürüz. Nermin Yıldırım, Ev kitabında bize evin ne olduğunu, Seher karakteri üzerinden anlatıyor. Seher küçük yaşlarda annesi ve babası tarafından terk edilmiş, bir süre dedesi ile yaşamış dedesinin ölümünün ardından da birkaç yıl amcasında birkaç yıl halasında derken Türkiye'nin pek çok şehrinde yaşamıştır. Tam bir yere alışacakken sonra yine farklı bir eve, farklı bir şehre gitmek zorunda kalmıştır. Bu böyle yıllarca sürmüştür. Seher hiçbir eve ait olamamış, hiçbir aile fotoğrafında kalıcı yer edinememiştir, hep geçicidir. Kitapta "Neyse ki kalmaya değil gitmeye, buğulu camdaki parmak izi gibi silinmeye gelmiştim." dediği gibidir hayatı. Böyle büyümüştür. Hiçbir eve ait hissedemeyene hayata ait hissetmek de zordur. Kitapta karakterin birilerine ve hayata tutunmak isteyip tutunamayışlarını da görürüz. Nermin Yıldırım, daha önce Dokunmadan kitabını okuyup çok beğendiğim, ardından Unutma Dersleri ve Unutma Beni Apartmanı kitaplarını da beğenerek okuduğum bir yazardı. Yazara hayranlığımın doruk noktaya ulaştığı kitabı ise Ev oldu. Yazarın şiir gibi sözlerine, bende sık sık benim hissettiklerimi benden iyi anlatmış sevinci uyandırmasına hayran kaldım. Kitabı hem sonunu merak ederek hem de bitmesin diye yudum yudum içerek okudum. Kitap bittikten sonra Nermin Yıldırım hakkında yaptığımız kısa sohbette ✰ Yıldız ✰ 'ın kendi yaşadıklarını yazmış demesi ve benim de Nermin Yıldırım'a doyamamam sebebiyle izlediğim, yazarın konuk olarak katıldığı programda tam da Ev kitabından bahsetmesi hoş bir tesadüf oldu.(Tesadüf diye bir şey varsa tabii.) O programı da şöyle ekleyeyim: youtu.be/DOPpRYIl_vk?si=... Yazar kitapta geçen yolculuğu gerçekten de yapmış ve kitabı bu yolculuktan sonra yazmış. Kitabın üzerimdeki etkisini artıran kısım ise amcamların, halalarımın yetişmemde emeği büyük onlarda kaldım demesi oldu. Ah Nermin böyle güzellikler acılardan mı doğmak zorunda? Programda bahsettiğin o koparıp ardından ağladığın çiçeği yaşatmak için bir roman, bir öykü, bir de tiyatro oyunu yazman gibi güzellikler acılardan mı doğmak zorunda... Ben bu kitapla ve bu programla Nermin Yıldırım'ı daha iyi tanıdım ve onu ilk okuduğum kitabından beri neden sevdiğimi anladım. Siz de muhakkak tanıyın bu yazarı kitap dostlarım... Bu arada incelemeyi kitabı yalnız okumuşum gibi yazdım ama bu yolculukta yalnız değildim. Yolculukta eşlik eden arkadaşlarıma teşekkür ederim. Sözü çok uzattığımın farkındayım. Lakin kitap hakkında ne söylesem az diyecek kadar doluyum. Okuyup görün bence kitap dostlarım... Keyifli okumalar.
Edebiyat
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,8bin okunma
··
1 +1'leme
·
11,2bin Gösterim
14 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel bir inceleme yazısı . Hatta sanki kitabın başka bir bölümünü olur gibi hissettim değerlendirmeni. Emeğine sağlık zümrem
Saliha
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim canım zümrem, kitabın etkisini aktarmaya çalıştım 🥰
Saliha
Gönderi Sahibi
"Ne arıyordun ki?" Yakup, "Evimi" dedi... "Tabii ev deyince" diye devam etti, "herkes başka şey anlıyor. Ama ülkenden ayrıldıysan, hele öyle yapmak zorunda kaldıysan, ev artık başka türlü bir hayal oluyor. Ben her adımda birazını kaybettim. Kaybettikçe de bulmak için daha çok hırpaladım kendimi. Yanlış yerlerde arayınca bulunmuyor." s:140
Kalemine sağlık Hocam. İncelemen yine güzel olmuş, kitabın konusu güzele benziyor👏🍀kaydettim ileride okuyabilirim😊
Saliha
Gönderi Sahibi
♛hakan♞kutlu♛ müşteri her zaman haklıdır 😅
Saliha
Gönderi Sahibi
Sanırım okulumda bu kitabı okumayan kalmayacak🤩
Kaleminize emeğinize sağlık çok güzel anlatmışsınız bende bir kaç gün önce bitirdim "ev" kitabını yazardan iki kitap daha okumuştum ama baş tacı kesinlikle ev oldu 😊
Saliha
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ediyorum, yakın zamanda bizde benzer hisleri oluşturmuş bu güzel kitap 🥰🌼
Reklam
Yine ne güzel bir inceleme olmuş, yine ne nahif anlatmışsın, hem de en sevdiğim yazarlardan birini💙 eline, emeğine sağlık kuzum💙
Saliha
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür canım benim, seninle konuşmamız sayesinde Nermin Yıldırım'ı daha da yakından tanımış oldum🥰💜 Şimdi Ev bitti, sıra Leyla'nın Evi'nde ☺️