·269 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Ocak 2024 17:13 Yüksekokulda felsefe eğitimi veren İhsan Oktay Anar’ın 5. kitabı olan Suskunlar, bize çok şey anlatmak istiyor. Fakat bunları üstü kapalı, mecazi ve metafor yöntemleriyle anlatıyor. O halde İhsan Oktay Anar’ın suskunları bize anlatmak istiyor, kısaca analiz edelim.
Suskun, Mevlana hazretlerinin lakabı ve aynı zamanda ölüler anlamına gelir. Kitabın isminin “Suskunlar” olması içerisinde mevlevilik ile ilgili bir hikayenin olduğunu öngörmemize yardımcı olur.
Anar bu kitabında musiki ağırlıklı bir kurguyla yaratılış hikayesini farklı bir şekilde anlatmak istemiştir. Kitabın başlarında iyilik-kötülük, insanın günahlarından arınması gibi varoluşumuz için temel konular işlenirken, yine kitabın sonuna doğru ölüm, cennet-cehennem gibi bu dünyanın sonunu çağrıştıran konular işlenir.
Kitap 3 bölümden oluşur. Din, tasavvuf, musiki, polisiye, tarih, felsefe gibi unsurların hepsini içinde bulundurur. Kitabın altyapısı çok ama çok sağlamdır. Yer yer Osmanlıca terimleri de Türkçeye uyarlanmış ve Türkçenin bütün zenginlikleri fazlasıyla kullanılmıştır. Osmanlı zamanında 3. Ahmet döneminde geçen hikayede mekan tasvirleri öyle güzel yapılmış ki kitabın gerçekten o zamanlar yazıldığı sanılabilir.
Postmodernin bütün özellikleri yine bu kitabında da boy gösterir. Bir üst kurmaca altında bir çok alt kurmaca metin verilir. Karakterlerin gerçek değil masalımsı bir boyutu vardır. Her bölümde farklı bir alt kurmaca vardır ve bunlar kitabın sonunda bir nihayete erir. Belki daha hepsini yakalayamadığımız bir sürü metafor vardır.
İhsan Oktay Anar’ın sadece bu kitabında değil bütün kitaplarında geçen cümleler gelişigüzel yazılmamış kesinlikle bir yerlere göndermeleri, atıfları bulunan cümlelerdir. Bu yüzden tekrar tekrar okunacak ve her okumada bambaşka şeyler keşfedilecek değerli kitaplardır bunlar. Yine bu eserinde bir çok göndermeler bulunuyor. Bunları bu incelemeye tek tek yazmak konuyu epey uzatır fakat en güzellerinden iki tanesine bakalım.
1- Eflatun adlı karakterin bir ses duyduğu üzere yalınayak sokağa çıkıp önce 7 kişi tarafından darp edilmesi, 7 büyük günahı temsil eder. Burada Eflatun bu 7 kişiden kurtulup bir dergaha gider. Burada anlatılmak istenen, insanın kendi nefsinden arınıp dergahlık makamına erişmesidir.
2-Cüce efendi yürürken uğursuz bir ses duyar ve karşısına bir çeşit piyano çıkar. Piyanoya yaklaşır, do ve fa diyez tuşuna aynı anda basar ve o anda müzikteki şeytan onun ruhuna giriyor. Burada do ve fa diyez aralığının müzikteki kusursuzluğu bozduğunu anlatılır.
Kitapta geçen bütün karakterler masalımsıdır fakat hiçbiri gelişigüzel işlenmemiştir. Ana karakterlerin hepsinin bir karşılığı, ifadesi vardır. Son olarakta bunlara bakalım.
Batın Efendi: Tanrı olarak tasvir edilir. Kitapta Batın efendi üfleyerek insana ve doğaya can verir ve Batın Allah’ın 99 isminden biridir.
Zahir: Batın efendinin oğludur ve Hz. İsa olarak tasvir edilir. Zahir hikayeye girerken hamamda vaftiz olur ve kitabın sonunda son akşam yemeğini verir.
Tağut: Şeytan olarak tasvir edilir. Tavut’un kalbi 666 dakikada bir atar. 666 şeytanı temsil eder.
Bursevi efendi: Kötülük yapan firavunu temsil eder.
Neva: Müzikteki en mükemmel ahengi temsil eder. Kitapta herkes ona aşıktır.
Yine dört ana karakter olan Kalın Musa, Musa peygambere; Kalın Musa’nın torunu Davut, Davut peygambere; Davut’un kardeşi Eflatun ise ünlü filozof Platon’a göndermedir. Yine Kalın Musa’nın oğlu Veysel’in ismi ise romanda bize tanıtıldığı gibi güçsüzlük anlamını taşır.
~
Suskunlar’ kitabını yazmak kesinlikle çok sağlam bir altyapı ve sağlam bir araştırma, bilgi ve deneyim birikimi istemektedir. Hikayenin akışı, yazım teknikleri, mekan tasvirleri, olay örgüsü, alt metinleri, metaforları ve işlediği konular birbiriyle mükemmel uyumlu ve kusursuzdur. Her baba yiğidin harcı değildir böyle bir eser çıkarmak. Bu yüzden İhsan Oktay Anar çok kıymetli bir yazardır, diyerek noktayı koyuyoruz.