Paraya, hırsa, güce,iktidara ve bunlara ulaşmak için döşenen taşlara, kullanılan yollara ve kişilere dair, dönemin Fransız toplumunun kent yaşamını da anlatan güzel, akıcı bir eser. Natüralist bir yazar olan Maupassant ,Bel Ami'de güçlü bir burjuva sınıfı fotoğrafı ile karşı karşıya bırakıyor bizi.
Taşralı bir genç olan Georges Duroy'un sınıf atlama mücadelesinin ,paraya , güce ulaşmasının hikâyesini okuyoruz. Bunu yaparken kullandığı şey ise: cinsellik ve kadınlar.Duroy daima yükselttiği hedeflerine zincirinden boşalmış gibi koşarken kurduğu çıkar ilişkileri de dönemin üst sınıfının içinde kurulan ilişkilerin çarpıklığına da ayna tutuyor.
Arzuların insanları nasıl ele geçirdiğini,"kutsal" bazı mekânlarn kirli ilişkiler için nasıl alet edildiğini anlatıyor, burjuva toplumunun ihanet, kazıklama , çıkar ve dedikodu üzerine kurulu yoz yaşantısını gözler önüne seriyor yazar Duroy 'un kurduğu çıkara dayalı ilişkilerin ışığında.Minik mink "sömürge"kavramına da değinmeyi ihmal etmemiş yazar.
Kitap kendini okutuyor, klâsiklere başlangıç kitaplarından bence. Keyifli bir eser ama daha önce okumam gerekirdi sanki.
Ayrıca kitabın romana dair görseller, kronoloji, önsöz ve sonsöz bölümlerini çok başarılı buldum. Özenli bir çalışma olmuş yine.