·256 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Eylül 2024 16:33 Bitmesin diye sindire sindire okunacak bir kitap. Sanki en içimizden ifade edilemeyen ve hissettiklerimizi doğru kelime ve cümlelerle ifade edildiği ve hisli ve arayış içinde olan herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap.
Kitap önce insana kalbindeki hüzün ile başbaşa bıraktırıp içindeki senle seni buluşturuyor. "Ve neden insan ne kadar acı geçerse geçsin çocukluğunu okşar durur yaşlandıkça geceyi seyrede seyrede öğrendim ki Işık insanın içinde yanmıyorsa yüzüne vurmuyor" ardından, "suyu sevmeyen insanın, rüzgarı anlamayan, gökyüzünde bir bulutu olmayan insanın gideceği uzaklık olsa olsa kendine sızan çaresizliktir" Diyerek aslında asıl ışığın dünya bakışının insanın en içinde olduğunu ifade eder. Ve sık sık yalnızlığa değirek yalnızlık en içimizdedir der ve " bencil gibi görünen bir serengeçtir yalnızlık gider kalabalıkla yıkanır gelir kalabalıktan yıkanır. Yalnızlık bizim içeriye ve dışarıya ışık veren Biricik penceremizdir" söyleyerek aslında yalnız olduğumuz için yakınırken yalnız olmadığımızda kalabalıktan bunaldığımızı ve yine ondan da arınmak için uğraştığımızı dile getirir. Ve şöyle ekler," yalnızlık... Seni bir gün biz seçeceğiz o zaman güzel olacaksın."
Gitmenin yükünden bahseder. " dönüşü düşünürüm de çıkamam büyük yolculuklara" der. Mekanlar olarak zamanlar olarak insanlar olarak da doğanın nesneleri olarak bizi yoksul düşüren daracık hayatlarımıza karşı hepimizin Kalbimizin çekirdeğinde büyüttüğü o yatışmaz duygudur gitmek hepimizin sonsuzluktan pay edilme gelişimidir bilinçli ya da bilinçsiz.
Sevmek terimi bir çok açıdan açıklanan bir kavramdır. Şükrü erbaş, kitabında sevgi başlığına şöyle bir giriş yapar; " sevmek Bizim kendimize ve dünyaya karşı giriştiğimiz hırsızlığa kendi gücümüzle karşı çıktığımız Biricik haklılığımızdır." Ve insanı yalnızlığın hazinelerine götüren bir arınmadır sevmek.. ifadenin derinliği insanın kitaba çok başka bağlıyor. Aslında başta da yalnızlığı ifade edip sevmeyi ekleyerek gözümüzde büyüttüğümüz yalnızlığın hazinelerine götürdüğü dile getirir. Sevmekten bahsederken aslında sadece insana olan sevgiden bahsetmiyor kainatı, insanı eşyayı yaradandan ötürü olan herşeyi. Ve sevmek başlığında şöyle bitirir, " Herkes içinde gömdüğü yaralı bir hayvanı iyileşmeye çalışmakta dünyayı düzene koymaya devam etmektedir sevmek İnsanın en büyük acısıdır."
Sonra kitabın arka kapağında da yer alan dizeler kitabı farklı bir boyuta taşır başlık olarak da "senin korkularını benim inceliğimi" der ve ayrılık nedir biliyor musun? Diyerek dizeleri kalbe tek tek dökülür.
Kitap kalbin en derinlerine hitap ediyor. Tek sıkıcı yönü kitabın son 150 sayfasında baştan alakasız şairler ve usluplarından bahseder. Ama herşeye rağmen okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.