Şunu fark ediyorum ki, yaratıcı bir ruh yaratıyor ve ruh yaratıcısını yok ediyor. Özgür kalabilmek için. Müziğin, o eşsiz müziğin, yaratılış müziğinin ruhunu adeta tüm lanetten ve yaratılışta ki o kirden arındıracağını zannederek. Yaratıcının tüm duyguları eserinde kalıyor. Yarattığı eserin her ahlaksızlığı kendi kendini yiyip bitiriyor, ruhunu değil bedenini. Ve bedeninden ayrılan ruh kendi kendini yiyip bitiriyor. Yaratıcının geri gelmesi lazım. Eserin ise ölmesi lazım. Yaratıcı geri gelmiyor fakat eser ait olduğu şekle bürünüyor.
Eşsiz bir kitap, hayatın gerçekliğini anlatan.
İnsanın hayatında ki kibri ve iki yüzlülüğü görmesini anlatan.