·104 syf.····Okunma: 16 Ekim 2024 20:52 Bir zaman makineniz olsa nereye giderdiniz?
Kitapta Zaman Gezgini isimli karakter, bir zaman makinesi icat ettiğini ve milyonlarca yıl sonrasına gittiğini iddia ediyor. Ve orada yaşadığı ilginç deneyimleri paylaşıyor.
Yüzyıllar sonraki dünyayı hayal ettiğimizde hep en üst seviyede teknolojiler, uçan arabalar, her yerde robotlar canlanıyor gözümüzde. Lakin Zaman Gezgininin karşılaştığı insanlık pek de hayal ettiğimiz gibi değil.
Hatta insan bile denilmeyecek kadar aciz garip varlıklarla karşılaşıyor. Canlılar iki sınıfa ayrılmış. Yeraltı dünyasındakiler yukarıdakileri yiyerek besleniyor. Yukarıdakilerdeyse bir çocuğunkinden bile daha az akıl emaresi görülüyor. Gündüzleri oyun oynayıp meyve yiyorlar, akşamları korkularından dolayı toplu yaşadıkları evlerine çekiliyorlar.
Anlıyoruz ki insanlar istedikleri refaha bir noktada ulaşmışlar. Kaygı ve endişeler dinmiş. Yeni şeyler üretmeye, keşfetmeye ihtiyaç kalmamış dünyada. Ki bu rahatlık yıllar geçtikçe insan zihninin gerilemesine sebep olmuş. Hatta en sonunda insanın tanımlanamayan bir karaltıya evrildiğine şahit oluyoruz kitapta.
Açıkçası bu kitabı okumadan önce insanlık için hiç böyle bir son aklıma gelmezdi. Şu an da bu düşünce pek akla yatkın gelmiyor. Çünkü ilk insan zamanından beri var olan bir gerçeklik var dünyada ; kargaşa. Bu denli tekdüze bir hayat insanlık var olduğu müddetçe mümkün değil fikrimce. İnsan o istediği refaha ulaştığında bile hep daha fazlasını ister. Daha fazlası kalmadığında ise ortaklarının payına göz diker ve onlardan kurtulmanın yolunu arar. Eğer yakın gelecekte kıyamet kopmazsa yüzyıllar sonunda büyük bir katliam ile son insan kendini öldürene kadar bu karmaşık dünyada yaşamaya devam edeceğiz. Daha ölüm kavramı yokken Kabil Habil'i öldürmedi mi? Aramızda her daim Kabil'ler olacak. Ölüm kavramı dünyadan silinene kadar..